Tanrı Pişman Olur Mu? Kutsal Kitap’ta Tanrı Pişman Olur Mu?
Sevgili ziyaretçimiz, bu makalemizde “Tanrı’nın Pişman Olup Olmayacağı” konusuna Hristiyan bakış açısıyla bakacağız. Bizim temel kaynağımız Tanrı sözü olan İncil’dir. Eğer kargo dahil ücretsiz İncil almak isterseniz aşağıdaki linkten formu doldurmanız yeterlidir. Size iyi okumalar diliyoruz.
Kısaca
Tanrı pişman olur mu? Kutsal Kitap’ta bazı ayetlerde Tanrı’nın “pişman olduğu” yazarken, başka ayetlerde Tanrı’nın insan gibi pişman olmayacağı belirtilir. Bu durum ilk bakışta bir çelişki gibi görünebilir. Ancak Kutsal Kitap’ın bütününe baktığımızda, Tanrı’nın pişmanlığının insanların hata yaptıktan sonra yaşadığı pişmanlıktan farklı olduğu anlaşılır. Hristiyan inancına göre Tanrı geleceği bilir, hata yapmaz ve karakteri değişmez. Buna rağmen insanların günahı karşısında gerçek bir üzüntü ve keder duyar. Bu makalede Tanrı’nın pişmanlığıyla ilgili ayetleri, İbranice metnin anlamını ve Tanrı’nın değişmezliği öğretisini ele alacağız.
Kutsal Kitap’ta Neden Tanrı’nın Pişman Olduğu Yazar?
Bu sorunun temelinde genellikle şu ayet bulunmaktadır:
“RAB baktı, yeryüzünde insanın yaptığı kötülük çok, aklı fikri hep kötülükte. İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.” (Yaratılış 6:5-6)
Bu ayeti ilk kez okuyan biri doğal olarak şu soruyu sorabilir:
“Eğer Tanrı her şeyi biliyorsa, insanın günah işleyeceğini de biliyordu. Öyleyse neden pişman oldu?”
İlk bakışta bu ifade Tanrı’nın bir hata yaptığını veya geleceği öngöremediğini düşündürebilir. Ancak Kutsal Kitap’ın tamamına baktığımızda durumun bundan çok daha farklı olduğunu görürüz.

Tanrı İnsanlar Gibi Mi Pişman Olur?
Biz insanlar genellikle bir hata yaptığımızda pişman oluruz.
Bir karar veririz, sonradan yanlış olduğunu anlarız ve keşke farklı davranmış olsaydık deriz. İnsanların pişmanlığı çoğu zaman eksik bilgiye, yanlış değerlendirmeye veya geleceği görememeye dayanır.
Ancak Kutsal Kitap Tanrı’yı böyle tanımlamaz.
Tanrı:
* Her şeyi bilir.
* Geçmişi, bugünü ve geleceği görür.
* Hata yapmaz.
* Bilgisi sınırsızdır.
Bu nedenle Tanrı’nın pişmanlığı ile insanın pişmanlığı aynı şey değildir.
Nitekim Kutsal Kitap’ın başka bir bölümünde şöyle yazar:
“İsrail’in Yüce Olanı yalan söylemez ve pişman olmaz. Çünkü O, pişman olacak bir insan değildir.” (1. Samuel 15:29)
İlk bakışta bu ayet ile Yaratılış 6:6 arasında bir çelişki varmış gibi görünebilir. Ancak aslında iki ayet farklı şeylerden bahsetmektedir.
1. Samuel 15:29 Tanrı’nın hata yapan, kararlarını sürekli değiştiren veya yanlış hesap yapan biri olmadığını anlatır.
Yaratılış 6:6 ise Tanrı’nın günah karşısındaki duygusal tepkisini anlatmaktadır.
Dolayısıyla burada bir çelişki değil, iki farklı gerçeğin ifade edilmesi söz konusudur.
İbranice “Pişman Olmak” Kelimesinin Anlamı
Yaratılış 6:6’da kullanılan İbranice kelime “nacham”dır.
Bu kelime yalnızca “yanlış yaptığını anlayıp pişman olmak” anlamına gelmez.
Aynı zamanda:
* Derin üzüntü duymak
* Kederlenmek
* Acı çekmek
* Merhamet göstermek
* Yüreği sızlamak
gibi anlamlara da gelebilir.
Bu nedenle bazı çevirilerde ayet şu şekilde ifade edilir:
“İnsanı yarattığı için büyük üzüntü duydu.”
Ayetin devamında geçen “yüreği sızladı” ifadesi de bu yorumu desteklemektedir.
Metnin odak noktası Tanrı’nın hata yapması değil, insanlığın günahının Tanrı’nın yüreğinde oluşturduğu derin kederdir.
Tanrı Geleceği Biliyorsa Neden Üzülüyor?
Birçok kişi şu soruyu sorar:
“Eğer Tanrı olacakları önceden biliyorsa neden üzülüyor?”
Aslında bilmek ve üzülmek birbirine zıt kavramlar değildir.
Bir anne düşünün.
Çocuğunun yanlış bir karar vereceğini önceden tahmin edebilir. Hatta bunun sonuçlarının kötü olacağını da bilebilir.
Fakat beklediği olay gerçekleştiğinde yine de üzülür.
Bilgi, sevgiyi ortadan kaldırmaz.
Tam tersine, sevgi olduğu için üzüntü de vardır.
Benzer şekilde Tanrı insanlığın günaha düşeceğini biliyordu. Ancak bu bilgi, günahın Tanrı için acı verici olduğu gerçeğini değiştirmez.
Kutsal Kitap’ta Tanrı uzak ve duygusuz bir güç olarak değil, yarattıklarıyla ilişki kuran ve onları seven bir Tanrı olarak tanıtılır.
Bu nedenle insanlığın kötülüğü Tanrı’yı derinden üzmektedir.
Kutsal Kitap Neden Tanrı Hakkında İnsan Dili Kullanıyor?
Kutsal Kitap’ta zaman zaman Tanrı hakkında şu tür ifadelerle karşılaşırız:
* Tanrı’nın eli
* Tanrı’nın gözleri
* Tanrı’nın kulağı
* Tanrı’nın öfkesi
* Tanrı’nın pişman olması
Hristiyan teolojisinde bu tür anlatımların birçoğu “antropomorfik ifade” olarak adlandırılır.
Bu, Tanrı’nın sonsuz gerçekliğini insanların anlayabileceği bir dille açıklamak anlamına gelir.
Örneğin günlük hayatta:
“Güneş doğdu.” deriz.
Oysa gerçekte güneş doğmaz; Dünya kendi ekseni etrafında döner.
Buna rağmen herkes ne demek istediğimizi anlar.
Benzer şekilde Kutsal Kitap da bazen Tanrı’nın davranışlarını insanların anlayabileceği bir dil kullanarak anlatır.
Yaratılış 6:6’daki ifade de Tanrı’nın günah karşısındaki derin üzüntüsünü insan diline tercüme etmektedir.
Tanrı Kararlarını Değiştirir Mi?
Kutsal Kitap’ta bazı olaylarda Tanrı’nın kararını değiştirdiği izlenimi oluşabilir.
Örneğin:
Ninova Örneği
Tanrı, Yunus peygamber aracılığıyla Ninova halkına yargı geleceğini ilan etti.
Ancak halk tövbe ettiğinde yargı gerçekleşmedi.
Bu durumda Tanrı kararını mı değiştirmiş oldu?
Hayır.
Aslında değişen Tanrı değil, insanların durumuydu.
Tanrı’nın karakteri başından beri aynıydı:
* Günahı yargılar.
* Tövbe edeni bağışlar.
İnsanlar tövbe ettiklerinde Tanrı’nın onlara verdiği karşılık değişti.
Musa’nın Duası
Bazı bölümlerde Musa’nın halk için aracılık ettiği ve Tanrı’nın yargıyı geri çektiği görülür.
Bu olaylar da Tanrı’nın bilgisizliğini veya kararsızlığını göstermez.
Aksine Tanrı’nın hem adaletli hem de merhametli olduğunu ortaya koyar.
Tanrı’nın Değişmezliği Ne Demektir?
Kutsal Kitap’ta Tanrı’nın değişmez olduğu öğretilir.
Bu, Tanrı’nın hiçbir şey yapmadığı veya hiçbir şeye tepki vermediği anlamına gelmez.
Tanrı’nın değişmezliği şu anlama gelir:
* Karakteri değişmez.
* Doğası değişmez.
* Kutsallığı değişmez.
* Sevgisi değişmez.
* Adaleti değişmez.
İnsanlar değişebilir.
Toplumlar değişebilir.
Şartlar değişebilir.
Ancak Tanrı’nın özü değişmez.
Bu nedenle Kutsal Kitap’ta görülen “pişman oldu” ifadeleri Tanrı’nın karakterinin değiştiğini değil, insanların davranışlarına verdiği karşılığı anlatmaktadır.
Tanrı’nın Üzüntüsü Aslında Ne Gösteriyor?
Bazı insanlar Tanrı’nın üzülmesini bir zayıflık olarak görür.
Oysa Kutsal Kitap bunun tam tersini öğretir.
Yaratılış 6’daki ifade bize Tanrı’nın insanlara ne kadar değer verdiğini göstermektedir.
Tanrı insanları önemsediği için onların günahları karşısında üzülmektedir.
Eğer Tanrı tamamen ilgisiz olsaydı, insanlığın kötülüğü karşısında hiçbir tepki vermezdi.
Ancak Kutsal Kitap’ın anlattığı Tanrı:
* Seven,
* Merhamet eden,
* Adaletli davranan,
* İnsanlarla ilişki kuran
kişisel bir Tanrı’dır.
Bu nedenle günah karşısındaki üzüntüsü, sevgisinin bir göstergesidir.
Sonuç
Kutsal Kitap’ta Tanrı’nın pişman olduğu yönündeki ifadeler, Tanrı’nın hata yaptığı veya geleceği bilmediği anlamına gelmez. İnsanların pişmanlığı çoğu zaman yanlış kararlar vermekten kaynaklanırken, Tanrı’nın “pişmanlığı” insanlığın günahı karşısında duyduğu derin üzüntüyü ifade etmektedir.
Yaratılış 6’daki ayetin amacı Tanrı’nın bilgisizliğini göstermek değil, günahın ne kadar ciddi olduğunu ve insanlığın kötülüğünün Tanrı’nın yüreğinde nasıl bir keder oluşturduğunu anlatmaktır.
Bu nedenle Hristiyanlar, Tanrı’nın pişman olduğu ifadelerini Tanrı’nın hata yaptığı şeklinde değil; Tanrı’nın insanları sevdiğini, onların seçimlerine önem verdiğini ve günah karşısında kayıtsız kalmadığını gösteren ifadeler olarak anlarlar.
Kısacası, Kutsal Kitap’ta Tanrı’nın pişman olması Tanrı’nın mükemmel olmadığı anlamına değil; Tanrı’nın insanlarla gerçek bir ilişki kuran, seven ve merhamet eden bir Tanrı olduğunu göstermektedir.