Malatya Katliamı: Değişmeyen İki Şey


Hristiyanlık tarihi, ülkemizde birçok kişinin düşündüğü gibi Haçlı seferlerinden ya da engizisyon mahkemelerinden ibaret değildir. İlk Hristiyanların nasıl yaşadıklarına, ne gibi olaylar ile karşılaştıklarına baktığımızda karşımıza çıkan resim düşündüğünüzün tam tersidir.
İlk Hristiyanlar, inançları nedeniyle işkenceye maruz kalmışlar, inançlarını inkâr etmeye zorlanmışlar ve hatta öldürülmüşlerdir. Hristiyanlık tarihinin başlangıcı tam bir şehitlik tarihidir. Şehitlik derken kastettiğim şey inançları nedeniyle öldürülmüş kişilerdir.

İsa Mesih’in göğe yükselmesinin ardından Nasıralı İsa’nın öğrencileri (Elçiler), İsa’nın kendilerine buyurduğu sözleri yerine getirmek için[1] İsa Mesih’e ilişkin müjdeyi insanlara duyurmaya başlamışlardır. Müjdeyi duyuran kişiler içerisinde İstefanos adında bir gençte vardı. İstefanos, İsa Mesih’in yaptıklarını ve Tanrı’nın nasıl Mesih aracılığıyla insanları kurtardığını insanlara açıklıyordu.
Onun açıklamaları bir kısım Yahudi’nin hoşuna gitmedi. İstefanos’un söyledikleri aslında Nasıralı İsa’nın söyledikleriydi. Ona karşı çıkan Yahudiler, ondaki Tanrısal bilgeliğe karşı gelemiyorlardı. İstefanos’a karşı yalancı tanık tuttular. Buna rağmen İstefanos cesaretle İsa ile ilgili gerçekleri anlatmaya devam etti.[2] İstefanos’un son sözleri gerçekten inanılmazdır.
Öncelikle gözlerini göğe dikip, Tanrı’nın görkemini ve Tanrı’nın sağında duran İsa’yı gördü ve şöyle dedi:
“Bakın” dedi, “Göklerin açıldığını ve İnsanoğlu’nun Tanrı’nın sağında durmakta olduğunu görüyorum.”[3]
Bu, İsa’nın kendisiyle ilgili iddiaların doğru olduğunu ve tüm yetkinin Mesih’te olduğunu ilan etmekti. İstefanos açıkça İsa’nın Rab olduğunu söylüyordu. Bunun Tanrı’ya hakaret olduğunu düşünen kalabalık İstefanos’u orada taşa tuttu. İstefanos, tüm acıların içerisinde “Rab İsa’ya ruhumu al” diye yakarıyordu. Son sözlerinde, Mesih’in haçtaki sözlerini tekrarladı: Bu suçu onlara yükleme!
İstefanos Hristiyanlık ve Kilise tarihinin ilk şehidiydi. Fakat son şehidi olmadı. Özellikle ilk üç yüzyıl boyunca Roma imparatorluğu altında işkence gören İsa’nın takipçileri (Hristiyan) inançları nedeniyle öldürüldüler, katledildiler…
Peki, aradan geçen 2000 yıl boyunca ne değişti? Bugün hala Hristiyanlar inançları nedeniyle baskı görüyorlar mı? Öldürülüyorlar mı? Aslında bundan altı yıl önce Malatya’daki üç İsa Mesih sevdalısının öldürüldüğü dehşet verici katliama bakarsak bu sorunun cevabını bulabiliriz. Maalesef bugün de birçok Mesih-i yani İsa Mesih imanlıları dünyanın birçok yerinde benzer eylemlere, işkencelere ya da katliamlara maruz kalmaktadırlar.
Peki, bu biz Hristiyanlar için çok mu şaşırtıcıdır? Hayır! Rabbimiz İsa Mesih, geleceğe ilişkin sözlerinde şunları söyledi:
Benim adımdan ötürü herkes sizden nefret edecek. Ama sonuna kadar dayanan kurtulacaktır.[4]
“O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek. [5]
… Evet, öyle bir saat geliyor ki, sizi öldüren herkes Tanrı’ya hizmet ettiğini sanacak.[6]
1. yüzyıldan 21. yüzyıla değişen pek bir şey olmadı. İnsanlar İsa’nın harika işlerini, Tanrısal doğasını ve kurtuluş eylemini anlattıkları için – aynı İsa’nın dediği gibi – baskı görmekte, hapsedilmekte ya da öldürülmektedirler. Ama değişmeyen bir şey daha vardır. O da İsa Mesih imanlıların (Hristiyanların) kendilerine zulmedenlere dahi gösterdiği sevgi dolu ve bağışlayıcı yürek tutumudur.
Sanırım birçoğunuz Malatya’da öldürülen ailelerin katilleri affettiklerini ifade eden açıklamalarını hatırlıyorsunuzdur. Acaba kim bu tarz bir bağışlamaya sahip olabilir? Tanrı’nın mükemmel sevgisi olmaksızın böyle davranılabilir mi? Mesih’e iman etmiş ve Tanrı’nın evlatları olmuş bu kişiler, Tanrı’dan gelen sevgi ve merhametle katilleri bağışlayabilmişlerdir. Aynı İsa Mesih’in ve sonrasında öldürülen İstefanos’un yaptığı gibi…

________________________________________
[1] Matta 28:19-20
[2] Tanrı’nın nasıl peygamberler aracılığıyla gelecek olan Mesih’i bildirdiğini ama kendilerinin, atalarının yaptığı gibi bu sözlere karşı direndiklerini ve gelmiş olan Mesih’i çarmıha gerdiklerini söyledi.
[3] Elçilerin İşleri 7:56
[4] Matta 10:22
[5] Matta 24:9
[6] Yuhanna 16:2