İstanbul


Sevgili ziyaretçimiz, bu makalemizde İstanbul Tarihi’ne Hristiyan bakış açısıyla irdeleyeceğiz. Bizim temel kaynağımız Tanrı sözü olan İncil’dir. Eğer kargo dahil ücretsiz İncil almak isterseniz aşağıdaki linkten formu doldurmanız yeterlidir. Size iyi okumalar diliyoruz.

Talep Formu

İstanbul dünyanın en büyük, en önemli ve en güzel şehirlerinden birisidir. Boğazın iki yakasına yayılmış olağanüstü güzellikteki tepeler şehrin sakinlerin ve ziyaretçilerini sürekli büyüler. Dünya tarihinin en önemli komutan ve devlet adamlarından Napolyon “Eğer dünya tek bir devlet olsaydı, İstanbul başkent olurdu” demiştir. Bu gerçekten de doğrudur. İstanbul’un önemini anlayabilmemiz için tarihe bakmamız gerekiyor.

İstanbul’un Kuruluşu – Byzantion:

İstanbul tarihi binlerce yıl öncesine dayanır ama bilinen ilk yerleşim MÖ. 7. yy’a dayanır. O dönem Antik Yunan yarımadasında Megara isminde bir şehir devleti vardı. Bu şehir devletleri ekonomik ve kültürel olarak o dönemin en ileri devletleriydi. Ekonomik gelişmelerindeki en önemli nedenlerden biri kolonileşme çabalarıdır. Megara şehir devletinin kralı olan Byzas, yeni bir koloni bulmak için Delphi’de bulunan Apollon (Yunan mitolojisindeki bilgelik tanrısı) tapınağına gidip kahine kolonileşmek için en uygun yerin neresi olduğuyla ilgili danışır. Kahin kendisine körler ülkesinin karşısında yer alan topraklara gitmesi gerektiğini söyler.

Byzas bu ülkeyi bulmak için yola çıkar. Bugünkü tarihi yarımadaya (Sultanahmet bölgesi) geldiğinde Anadolu yakasında, bugünkü Kadıköy’ün olduğu bölgede bir yerleşim yeri (Chalcedon) olduğunu görür ve bu kadar güzel bir bölge varken insanların karşı kıyıda yerleşim yeri kurmalarından şaşkınlık duyar. Karşıda yaşayan insanların kör olduğunu düşünür. Kahinin söyledikleri aklına gelir ve bulunduğu bölgeye koloni kurar. Bu koloninin ismi kralın adını alır ve Byzantion / Byzantium olur.

Konstantin ve Konstantinopolis:

Byzantion, MS. 4. yy’a kadar önemsiz bir şehir olarak kalır. Byzantion’un kaderi 312 yılında Konstantin’in İmparator olmasıyla değişir. Konstantin’in annesi Helena iyi bir Hristiyan’dı ve oğluna sürekli Hristiyanlıktan bahseder ve onun için dua ederdi. Taht kavgaları sırasında son savaşından önce gördüğü bir görüm dolayısıyla Hristiyanlığa sıcak bakmaya başlar. Sonrasında Hristiyanlara dini özgürlük verecek olan Milano Fermanı’nı imzalar. Bu fermanla Hristiyanların 300 yıl boyunca uğradıkları zulüm sona erer ve bu Konstantin’in en büyük başarılarından biridir.

Konstantin’in başka büyük bir projesi vardı. Bu proje, imparatorluğun başkentini başka bir yere taşımaktır. Bunun nedeni Roma’nın kuzeyden gelebilecek olan barbar akınlarına karşı savunmasız olmasıydı. Bu doğrultuda aklında bugünkü İzmit bölgesi olan Nikomedia, Truva ve bugünkü İstanbul olan Byzantion’u düşünür. Konstantin Byzantion’da karar kılar. Byzantion’da karar kılmasının en büyük nedenlerinden birisi konumuydu. Marmara Denizi, Boğaz ve Haliç dolayısıyla yarımada olması, Roma gibi 7 tepeden oluşması, ticaret yollarının kontrolünü sağlamaktaki eşsiz avantajı Konstantin’in kararında etkili olmuştur. Şehrin çok büyümeye, değişime ve gelişmeye açık olması başka bir motivasyon olmuştur. Çünkü Roma’nın pagan mirasını yok etmek yerine yeni bir başkenti doğrudan Hristiyan bir şehir olarak inşa etme şansı olacaktı.

Konstantin 330 yılında Roma İmparatorluğu’nun başkentini Byzantion’a taşır ve şehrin ismini Nova Roma yani Yeni Roma koyar. Konstantin’in ölümünden sonra şehir Konstantinopolis ismini alır. Konstantinopolis yeni bir çağın yeni başkenti olur.

Ayasofya

Istanbul ve Hristiyanlık:

İstanbul, 300 yıl süren ve Hristiyanların sürekli zulüm gördüğü karanlık dönemin sonunda yeni bir dönemi temsil eder. Konstantin’le başlayan ve Hristiyan Roma İmparatorlarının yönetiminde Roma İmparatorluğu’nun başkenti olan İstanbul, Hristiyanlık tarihinde en önemli şehirlerden biri haline gelir. Günümüzde bütün Hristiyanların ortak olarak kabul ettikleri konsillerde (İznik Konsili, Chalcedon (Kadıköy) Konsili ve Konstantinopolis Konsili) İstanbul’un başken olduğu dönemde düzenlenmiştir.

İmparator Teodosius döneminde Selanik Fermanı ile Hristiyanlık Roma İmparatorluğu’nun resmi dini haline gelmiştir. Başkent Konstantinopolis ise yavaş yavaş Hristiyanlık merkezine dönüşmüştür.

İstanbul’da Roma İmparatorluğu’ndan kalma birçok yapı bulunabilir. Bunlardan en önemlileri Valens Kemeri (MS.364), Ayasofya (MS.537), Yerebatan Sarnıcı (MS.532), Aya İrini (MS.537), Galata Kulesi (MS.528)

İstanbul’un Fethi (1453):

İstanbul 29 Mayıs 1453 tarihinde Fatih Sultan Mehmet komutanlığında Osmanlı Ordusu tarafından fethedilmiştir. Fetih sonrasında Ayasofya gibi birçok kilise camiye dönüştürülmüştür. Kiliselerin camiye dönüştürülmesi aşamasında sanata düşkünlüğü bilinen Fatih Sultan Mehmet, bir fermanlar mozaik ve diğer sanat eserlerinin yok edilmemesini ve sıva ile örtülmesi ile ilgili ferman verir.

Artık Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti haline gelen İstanbul Osmanlı’nın yıkılışına kadar başkent olarak kalır.

İstanbul’da Osmanlı Yapılar: İstanbul’da birçok Osmanlı eseri görülebilir. Binlerce cami, imparatorluk binası, kışla, okul, hamam arasında Sultanahmet Camii (1616), Süleymaniye Camii (1557), Topkapı Sarayı (1465), Rumeli Hisarı (1452), Dolmabahçe Sarayı (1856) gibi muhteşem eserler görülebilir.

Konstantinopolis mi, İstanbul mu?

Ülkemizde yanlış bilinen bir bilgi var. Sanki 1453’ten sonraki fetihten sonra şehrin ismi, Konstantinopolis veya Konstantiniyye’den İstanbul’a değiştirilmiş gibi bir algı var ve bu kesinlikle yanlış bir bilgidir.

İstanbul’un fethinden sonra yüzyıllar boyunca şehre Konstantinopolis ya da Konstantiniyye denmeye devam etmiştir. Ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı da bu bilgiyi doğruluyor. Cumhuriyet dönemine kadar şehir Konstantiniyye olarak adlandırılmaya devam etmiştir. Bunu birçok Osmanlı kaynağında görebiliriz. Şehrin iki yaygın ismi Konstantinopolis ya da Konstantiniyye “Konstantin’in şehri” anlamına gelir. İstanbul kelimesi de Yunanca’dan gelmektedir. Stan Polis kelimemerinin birleştirilmiş biçimi olan İstanbul aslında “şehre gidiyorum” anlamına gelir.

Türkiye Cumhuriyeti, 1929 yılında Konstantinopolis ya da Konstantiniyye ismini resmi olarak İstanbul’a çevirmiştir.