Pentikost Bayramı


Sevgili ziyaretçimiz, bu makalemizde, ”Pentikost Bayramı” Hristiyan bakış açısıyla irdeleyeceğiz. Bizim temel kaynağımız Tanrı sözü olan İncil’dir. Eğer kargo dahil ücretsiz İncil almak isterseniz aşağıdaki linkten formu doldurmanız yeterlidir. Size iyi okumalar diliyoruz.

Talep Formu

Pentikost Nedir?

Paskalya (Diriliş Bayramı) öncesi Kutsal Hafta dönemi olarak dünyadaki tüm Hristiyanlar tarafından anılır. Peki bu, Kutsal Hafta, nedir? ​İsa’nın çarmıh üzerinde ölmeden önce öğrencileri ile birlikte son kez yediği akşam yemeğinden, öğrencilerinin ayaklarını yıkamasıyla ölümüne kadar olan zamanı kapsamaktadır. ​İsa, burada neden öğrencilerinin ayaklarını yıkamaya ihtiyaç duymuştur? Öğrencileri kendi ayaklarını yıkayamazlar mıydı?

Bu olay, Yahudilerin Fısıh (Pesah) Bayramı öncesinde, İsa Mesih kendi öğrencileri ile birlikte bir akşam yemeği yerken gerçekleşmiştir. İsa yerinden kalkıp kendi üstlüğünü çıkarıp eline bir havlu alıp beline doladı. Sonra bir leğen alıp içini su ile doldurup  öğrencilerinin ayaklarını yıkamaya başladı.

O dönemin insanlarının giyim ve iklim koşullarını düşünecek olursak, insanlar için neredeyse ayaklarının tümü dışarda kalacak şekilde sandalet veya çarığa benzer bir giyim söz konusuydu. İnsanların bir yerden bir yere gitmek için yaptıkları yolculukların günlerce sürdüğünü de düşünecek olursak, tüm günün yorgunluğunu ve pisliğini ayakların çektiğini kolaylıkla anlayabiliriz.

Yahudiler için yıkanmamış el ve ayaklarla yemek yemek, atalarının töresi uyarınca murdar; yani kirli sayılırdı, asla ellerini ve ayaklarını yıkanmadan yemek yemezlerdi. Bu yüzden her yemekten önce ellerini ve ayaklarını yıkamak onlar için son derece önemlidir. Ayrıca Yahudilerin törelerine göre, herhangi kirli bir şeye dokunmak da bulaşıcı bir etki yaratıp insanı kirletirdi.

Tüm bunların ışığında, İsa, yaptığı bu eylemle, önemli birkaç noktalardan değinmek istemiştir;

Alçakgönüllü & Hizmetkar bir Kral

İsa’nın yaptığı bu davranış, alçakgönüllüğünü ve hizmetkarlığını göstermektedir. İsa dünyadayken, ​“Benim krallığım bu dünyadan değildir” diyerek kendi krallığının ​bu dünyanın krallığından farklı olduğunu dile getirmiştir. Acaba İsa nasıl bir krallıktan bahsediyordu?

Çağlar boyunca birçok krallıklar, imparatorluklar geçti bu topraklardan. Hepsindeki ortak özellik, dünyaya egemen olduklarını ve ağırlıklarını hissettirmeleri olmuştur. Bu durum günümüzde de halen devam etmektedir. Ancak, İsa Mesih kendi farklılığını burada ortaya koymuştur. İsa Mesih’te şöyle bir anlayış vardır: Eğer ​büyük olmak istiyorsan diğerlerine hizmet etmelisin. Çünkü İsa Mesih de Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrı’ya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymamıştır. ​Aksine, yüceliğinden soyunup kul özü almıştır ve kendi canını birçokları için vermeye razı olmuştur. Mesih’in Krallığı bu dünyadaki krallık sistemini altüst etmiştir.

Öğrencilerinin yürek tutumunda bir zıtlık yaratmak

Çünkü öğrencilerin gözünde, Öğretmen ve Rab olarak çağrılan birinin onlara hizmet etmesi alışılagelmiş bir durum değildi. İsa’nın bu davranışı onlara çok garip gelmişti. Çünkü o dönemin liderlerinden ve öğretmenlerinden böyle bir şey görmemişlerdi. Bunu, Petrus’un ani bir hareketle İsa’ya karşı çıkmasıyla görmemiz mümkündür. Çünkü o dönemde bu tarz aşağılayıcı işleri ancak alt tabakadan kişiler, yani köleler ve hizmetçiler yaparlardı.

Ama İsa’nın bu eylemi, hiç kimsenin birbirinden üstün olmadığını yazan kutsal yazıları da doğrulamıştır. ​“Köle efendisinden, elçi de kendisini gönderenden üstün değildir.” “Öğrenci öğretmeninden, köle efendisinden üstün değildir. Öğrencinin öğretmeni gibi, kölenin de efendisi gibi olması yeterlidir.”

Mesih’in Bedenindeki Rolümüz

Biz Hristiyanlar için ise bu olay, Mesih’in bedenindeki rolümüzü hatırlatır. Her bir Mesih inanlısı, Mesih’in bedeninin bir parçasını oluşturur. Bu her bir parça Tanrı için çok önemlidir. Mesih’in bedenini oluşturan her bir üyenin farklı görevleri, işlevleri bulunmaktadır. Her bir üyenin birbirine ihtiyacı vardır ve birbirini tamamlar. Mesih için yapılan her hizmet, ölçüsüne bakmaksızın, Tanrı’nın gözünde çok değerlidir. Hatta insanlar tarafından küçük ve önemsiz gibi görünen işleri yapmanın, Tanrı’nın gözünde düşündüğümüzden daha fazla değeri vardır. Çünkü İsa özellikle küçük işlerle ilgili özel hassasiyetini dile getirmiştir. “​‘Sen küçük işlerde güvenilir olduğunu gösterdin, ben de  seni büyük işlerin başına geçireceğim.” ​Bir insanın güvenilir olduğu, ona verilen küçük işlerde gösterdiği sadakata bağlıdır.

Mesih Örneğimizdir

Mesih, bunu öğrencilerine ve dolayısıyla da biz Mesih izleyicilerine bir buyruk olarak vermiştir. “Ben Rab ve Öğretmen olduğum halde ayaklarınızı yıkadım, öyleyse sizler de birbirinizin ayaklarınızı yıkamalısınız.” Mesih’i sevdiğimizi söyleyip O’nu izlemek demek, O’nun yaptıklarını örnek almak demektir.

Esen Kalın

Benzer makaleler okumak isterseniz aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Benzer Makaleler