Noel: Büyük Buluşma


Noel – Filmlerde veya Romanlarda sıklıkla gerek hikâyenin tamamına yayılmış gerekse herhangi başka bir hikâyenin içerisine yerleştirilmiş, gecikmiş bir kavuşma sahnesi işlenir. Bu izleyicinin – okuyucunun ilgisini çeker çünkü aslında herkesin yüreğinde derinliklerinde böyle bir kavuşmaya duyduğu özlem yatar.

Aynı özlem aslında Tanrı için de geçerlidir. Tanrı’nın tüm hikayesi aslında bir kavuşma arzusunun etrafında toplanır. Tarih boyunca Tanrı’nın insanlarla tüm ilişkisi bu özlemle yoğrulmuştur. Tanrı sadece uzaktan evreni ve dünyayı gözlemleyen bir Tanrı değil; yarattıkları ile yaşamak isteyen bir Tanrı, halkıyla olmak bir isteyen Kral, ailesiyle birlikte yaşamak isteyen bir Baba…

Aden Bahçesi’nde Âdem ve Havva Tanrı’yla mükemmel bir birliktelik ve iletişim içerisindeyken günah nedeniyle Tanrı’dan ayrıldılar. Bunu Adem ve Havva seçti. Tanrı’nın bundan sonraki süreçteki en büyük arzusu günah dolayısıyla kırılmış olan bu ilişkiyi tekrar onarıp halkıyla tekrar birlikte yaşamasıdır.

Tanrı’nın tüm vaadi işte bu çerçevede şekilleniyor. İbrahim’le ilk karşılaşmasında (Yaratılış 12:3) Tanrı şöyle bir vaatte bulunur: “Yeryüzündeki bütün halklar senin aracılığınla kutsanacak”. İbrahim’den oğlu İshak’a, İshak’tan Yakup’a ve Yakup’tan Yusuf’a ulaşan bu vaat İsrail halkıyla devam etti. İsrail halkının görevi de bu vaadi tüm dünyaya duyuran kâhin halk olmalarıydı.

Mısır’da köle olarak bulunan İsrail halkını kurtaran Tanrı onlarla vaadini sürdürdü ve bunun en önemli simgesi, çölde bulunan halkıyla beraber olma arzusundaki Tanrı’nın inşa ettiği buluşma çadırıdır.

Daha sonra bu birlikteliği Süleyman’nın inşa ettiği tapınak temsil ediyordu. Tapınak Gökyüzü ve Yeryüzü’nün buluştuğu yerdi. Adem ve Havva’nın günahı dolayısıyla onlardan ayrılan Tanrı’nın tekrar halkıyla buluştuğu yerdi.

Ama Tanrı’nın çok daha büyük bir planı vardı aslında. Birlikteliği, yaratılışa olan sevgisini gösterecek büyük bir plan. O plan da kendisinin yeryüzüne gelip insanlar arasında yaşamasıydı. Çünkü simge, kavram, bina sadece sembolik bir birliktelikten öteye gidemiyorken, kendisinin fiziksel olarak aramızda bulunması O’nun asıl planıydı ve en büyük vaadi buydu. Peki bu planı nasıl gerçekleştirecekti?

Bunun için bakire olan Meryem Kutsal Ruh aracılığıyla hamile kaldı ve İsa Mesih doğdu. Çocuk doğduğunda ismini “Tanrı bizimle” anlamına gelen İmmanuel koydular. Bütün bu olaylar binlerce yıl öncesinde yazılmış peygamberliklerin gerçekleştiğini gösterir ve sonunda artık fiziksel olarak Tanrı bizimleydi.

Tanrı sözü olan İsa Mesih’in doğumu ve insanların günahları için çarmıhtaki fedakarlığı sayesinde Tanrı halkına kavuştu ve Kutsal Ruh aracılığıyla bizimle yaşıyor. Çünkü Tanrı’nın bizim aramızda bulunması için günahlarımızın kefaretinin ödenmesi gerekiyordu. Bu kefaret olmadan Tanrı’nın bizimle olması söz konusu olamazdı. Çünkü Tanrı Kutsal’dır ve birlikte olacağı insanların da kutsal olmalarını bekler. Tanrınız Rab benim. Kendinizi bana adayın ve kutsal olun. Çünkü Ben kutsalım (Lev: 11:44)

Tanrı’nın enkarnasyonu (beden alma) olan İsa Mesih yeryüzüne gelerek bize gelecekteki ikinci gelişi sonrasında olacakların bir yansımasını göstermiştir. Gelecek çağda İsa Mesih tekrar gelip egemenliğini kurunca ve bizim aramızda sonsuza dek yaşamaya başlayınca ölüm, hastalık, korku, gözyaşı, acı vs. bitecek ve O’nun lütfuyla O’nun Krallığı’nda sonsuza dek O’nunla birlikte olacağız.

Sonuç olarak Noel büyük bir buluşmayı temsil eder. Tanrı ve halkının buluşması. Tanrı’nın aramızda yaşamasını anımsadığımız, tarihin en muhteşem anını hatırlamamız ve gelecek çağda Kralımız İsa Mesih’in aramızda sonsuza dek olacağın umudunu tazelememiz için gerekli bir gün. Noel, Göksel Egemenliğin yeryüzünde egemenlik sürmesidir. Noel Tanrı Sözü’nün aramızda yaşamasıdır (Yuh 1:14)

Noel’in ne olduğu, İsa Mesih’in hayatı, Hristiyanlık, İncil ile ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz aşağıdaki linkten formu doldurup bizden kargo dahil ücretsiz İncil alabilirsiniz.

Talep Formu