Çarmıh Nedir?


Çarmıh barbarların bulduğu, Grekler ile Romalıların onlardan alıp uyguladıkları bir infaz şeklidir. Bu infaz yöntemine göre suçlu haç şeklindeki iki ağaç parçasına gerilir, kolları iki yana açılmış bir biçimde el bileklerinden ve ayaklarından büyük çivilerle çivilenirdi.

Çarmıh en adi suçlular için uygulanırdı; Romalılar bunu daha çok cinayet, isyan, silahlı soygun işleyenlere, Roma vatandaşı olmayanlara, kölelere ve yabancılara uygulamıştır. Çarmıh üzerine gerilen kişi, sanılanın aksine kan kaybından ölmezdi. Vücudu ve kolları bedeninin ağırlığını taşıyamadığından, boynu ve göğüs kafesi sıkışarak düştüğünden dolayı nefes alamadığı için ölürdü. Suçlu nefes almak için vücudunu yukarı itmek istediğinde ise dayanılmaz açılara maruz kalırdı.
Çarmıh suçluyu hayattan koparma süresi en uzun olan yöntemlerden birisidir. Bu açıdan da giyotin ve idam gibi diğer infaz yöntemlerinden ayrılmaktaydı. Suçlu günlerce çarmıh üzerinde kalabilirdi ve yavaş yavaş, işkence çekerek ölürdü. Böylece çarmıh sadece bir infaz yöntemi değildi ama hem bir işkence hem de bir infaz yöntemiydi. Suçlu gündüzün kavuran sıcağına, gecenin ayazına ve vahşi hayvanların saldırılarına dayanmak zorundaydı. Suçlunun çabuk ölmesinin istendiği durumlarda ise bacakları kırılırdı, bu şekilde vücut dayanacak bir destek bulamazdı ve suçlu soluksuz kalıp ölürdü.

Çarmıha gerilen kişinin suçunu herkese duyurmak için başının üzerine bir suç yaftası asılırdı. Ayrıca çarmıh şehrin hemen dışında yüksek bir yerde kurularak suçlu tamamen çıplak bir halde çarmıha gerilirdi, bu şekilde suçlu her açıdan alçaltılır, bütün insanların gözü önünde rezil edilirdi.

Ne yazık ki, çarmıhı insanlık için önemli yapan bunlardan hiçbirisi değildir. Onu bu kadar önemli kılan, yeryüzünde yaşamış en mükemmel, günahsız ve kusursuz kişinin ölüme gittiği yer oluşu ve çarmıhın buna tanıklık etmesidir.

“Mesih, … İnsan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile boyun eğip kendini alçalttı.” (Filipililer 2:6-7)