Ön Yargılar


Ön Yargılar

Ön Yargılar – İnsanoğlu olarak doğuyoruz, büyüyoruz, gelişiyoruz,yaşlanıyoruz ve en sonunda da maalesef ölüyoruz. Hayatın bu evreleri içerisinde hayatımızda birçok eylemler, etkinlikler yapıyoruz. Bu eylemleri ve etkinlikleri ya da diğer şeyleri gerçekleştirirken, birçok şey duyuyoruz veya görüyoruz.

Başkalarından duyduğumuz ya da TV, internet vb.. gibi ortamlardan izlediklerimiz, birer bilgi olarak hafızamızdaki yerini alıyor. Bu duyduklarımızın ya da gördüklerimizin doğru olabileceği kadar, yanlış olma ihtimalleri de vardır. Bir konu, bir şahıs ya da başka herhangi bir şey hakkında edindiğimiz bu bilgiler, ”ön yargı” dediğimiz kavramın oluşmasına neden oluyorlar.

Bu arada aklıma şu gelincik hikayesi geldi. Hikaye şöyle: Uzaklarda bir köyde, bebeğiyle yalnız yaşayan bir kadın varmış. Bir gün ormandan gelirken bir gelinciğe rastlamış. Onu almış beslemiş. Bebeğiyle beraber yaşadığı eve alıp getirmiş. Gelincik ve bebek hiç ayrılmaz olmuşlar.

Bir gün kadın ikisini yalnız bırakıvermiş evde. Kapının önünü süpürüp eve gelmiş kadın. Eve gelince gelinciği görmüş karşısında. Ağzı kanlar içindeymiş. Bebeğinden de hiç ses gelmiyormuş. Elindeki süpürgeyle kendini kaybetmiş bir şekilde gelinciğe vurmaya başlamış ve onu öldürmüş. Koşarak bebeğinin yanına gitmiş ki ne görsün. Bebeği beşiğinde uyuyormuş. Beşiğin yanında ise kanlar içinde bir yılan duruyormuş.

Yazımın başında dediğim gibi, doğduğumuz günden itibaren sürekli olarak dışarıdan bir bilgi akışı oluyor. Hikayede karşımıza çıkan şey, annenin geçmişinden gelen bilgilerin (duyumlar, yazılar, görüntüler vs), onu gelinciğin suçlu olduğuna ikna etmesidir. Ama gerçekler böyle değildi.

Günümüzde de aynı şekilde, ülkemizdeki vatandaşlarımızın Hristiyanlık hakkında o kadar yanlış bilgi birikimi var ki, bu yanlış bilgiler ya da ön yargılar bir zaman sonra üst üste gelerek birer bariyer ve engel oluşturuyorlar. Hatta belli bir zaman sonrasında da kişiler artık bu yanlış bilgilerin aslında doğru olduklarına inanmaya başlıyorlar. Bu andan sonrada kişinin artık gerçekleri görebilmesi için yapabileceği tek şey, engeli aşıp bakması olacaktır. Ama maalesef bu kolay olmuyor.

Büyük bilim adamı olan Einstein bu konu şunu diyor: ‘’İnsanlardaki ön yargıyı parçalamak, benim atomu parçalamamdan çok daha zordur.’’

Bu ön yargılar neler mi?

Tevrat’ın Zebur’un ve İncil’in değiştirildiği, İsa’nın çarmıhta ölmediği, Hristiyanların üç Tanrı’ya inandığı vs… Her bir Hristiyan günlük yaşamında bu ön yargıları kırmak, yani Einsteinın dediği gibi atomu parçalamaya çalışıyor. Bugün bu yazıyı okuyan sizlerde de bu çeşit ön yargılar varsa ve bu ön yargılar sizin de kahraman gelinciği ödüllendirmek yerine onu öldürmenize sebep oluyorsa; benim size tavsiyem, oturup bunun hakkında biraz düşünmeniz.

 

Esen Kalın