Mesih İnancına Göre Günah ve Sevap


Mesih İnancına Göre Günah ve Sevap

Bir çok insan “Ben kötü bir şey yapmadım neden günahlı olayım ki” der. Ancak Kutsal Kitap herkesin günah işlediğini ve Tanrı’dan uzak kaldığını söyler. Bu nasıl olabilir?

Kutsal Kitap inancı dolayısı ile Mesih inancı günahı iki bölüme ayırır.

1. Kalıtsal günah

Yaradılışın başında Tanrı benzeyişinde yaratılan ilk yaratılan olarak insan soyunun temsilcisi olan Adem Tanrı ile birliktedir. Yani yaratıcı onunla beraber aynı mekânda ve birliktedir ve direk olarak yaratıcı kaynaktan beslenmektedir. Ancak Adem itaatsizlik ederek günaha düşmüştür. Kutsal Kitap itaatsizliğin ve günahın Allah’ın önceden bildirisi gereği ruhsal ölüme yani Tanrıdan kopuşa sebep olduğunu bildirmektedir.

Adem temsilcisi olduğu insan soyunun da kendisi ile birlikte Tanrıdan kopmasına yani ruhsal olarak ölmesine sebep olmuştur.

Günahlı insanla Kutsal Tanrının bu noktadan itibaren bir arada olması mümkün değildir. Bu kopuşun ve ölümden yaşama dönmek için insanın yapacağı hiç bir iyilik ya da sevap Tanrının gözünde lütuf bulamaz çünkü bir kez dünyaya günah ve dolayısı ile ölüm girmiş ve Tanrıdan kopuş gerçekleşmiştir. Günahın bu öldürücü gücüne karşı yine Tanrının kendisi bir çözüm üreterek başlangıçta “ol” diyerek yaratma işine başladığı kelamına bir beden vererek aynı bizler gibi %100 insan ama kelam olmasından dolayı %100 Tanrının kendisi olan Mesih’i bizlere yani halkına kurtarıcı olarak göndermiştir. Bu olay asırlar boyu Kutsal Kitapta diğer peygamberlerce bildirilmiştir.

İsa Mesih’e Rab ve kurtarıcı olarak iman edip bu kalıtsal günahtan tövbe eden herkes aynen başlangıçta olduğu gibi Tanrı ile barışır ve yine onunla birlikte yaşayacağı sonsuz bir yaşamı miras olarak alır.

Mesih’i imanla kabul eden ölümden yaşama dönmüştür bunu bilerek Tanrıya sevgi ve şükranla yaşamına devam eder kalıtsal günahı affedilmiştir bunun için bir yargılanmadan geçmeyecektir. Tanrının ona ihtiyacı olduğu için değil onun yaratıcı kaynağa ihtiyacı olduğu için ve iyilik yapmanın görevi olduğunu bildiği için O’nun sevgisinde ve doğruluğunda yaşamına devam eder.

Tanrı ile ilişkisi olan kaynaktan beslenen kişi neyin doğru neyin yanlış olduğunu yazılı bir yasaya göre değil yüreğine Tanrı tarafından yazılan yasaya göre bilir ve yaşamını ona göre şekillendirir. Çünkü o artık direk olarak yaratıcı kaynaktan beslenmektedir çünkü Mesih aracılığı ile Tanrıyla barışmıştır.

2. Kalıtsal Günahtan bozulan yürekten kaynaklı günah;

Kalıtsal günahından tövbe edip Tanrıyla barışan insan Tanrı tarafından bağışlanmış ve koşulsuz şartsız cennet ve sonsuz yaşam armağanına Tanrının lütfu aracılığı ile kavuşmuştur. Bunda bir şüphe yoktur iman eden koşulsuz şartsız cennete gidecektir. Yani kesin olarak kurtulmuştur.

Ancak maalesef hala kalıtsal günahından kaynaklanan kirli bir yüreği vardır. Bu kirli yürek Tanrı ile ilişkisinin derinliğine göre yaşamında zaman zaman ön plana çıkabilir ve gündelik günahlar işlemesine sebep olabilir. Yani Allah ile ilişkisini ve O’na olan sevgisini zedeleyecek hareketlerde bulunabilir. Bütün bu yanlışlar için bir yargılanma vardır ve Mesih’in gelişi ile bu yargılanma süreci gerçekleşecektir. Ancak bizleri bir babanın çocuklarını sevmesi gibi derin bir sevgiyle seven Allah yine bir çareyi önümüze koymuştur ve günahlarımızı birbirimize itiraf ettiğimiz ve aynı yanlışları tekrarlamamamız şartıyla şifa bulacağımızı bildirmiştir.

Kısaca iman eden ve Tanrı ile ilişki içerisinde olan insanın yazılı bir kurallar zincirine yada şeriata ihtiyacı yoktur Tanrı ile arasında ki sevgi ve itaat ile Kutsal Ruh’un yönlendirişi her iman edenin neyi yapması yada neyi yapmaması gerektiğini ona bildirmektedir.

Sonuç olarak bir günah kategorisi listesi çıkarmak yerine Tanrıya yücelik getirmeyecek ve kaynaktan yani Tanrıdan kopmanıza sebep olacak her şey günahtır diyebiliriz.