III. "Ahlak" Argümanı


Kozmolojik Argümanlar – III. “Ahlak” Argümanı

III. Ahlak Argümanı 

Şimdi içine gireceğimiz bu konuda, teistik Tanrı’ya birçok delil vardır. Bu deliller, daha önceki bölümlerde değindiğimiz gibi, bilimsel değillerdir, ahlaksal niteliktelerdir. Mantık ve matematik kuralları gibi maddi değillerdir, ama aynı derecede gerçeklerdir.

Kötülük yerine iyilik yapmamız gerektiğine inanmamızın nedeni, insanlara iyilik etmemiz gerektiğine inanmamızın sebebi; yüreklerimize bir Ahlak Yasası’nın yazılmış olmasıdır. Başka bir değişle, tüm insanlığa iyilik yapmak için bir reçete verilmiştir. Kimi bu reçeteyi, ‘vicdan’, ‘Doğal Kanun’ ya da ‘Doğa’nın Kanunu’ diye adlandırır. Biz, ‘Ahlak Yasası’ olarak adlandıracağız. Ancak her ne isim verilirse verilsin, insanların zihinlerinde böyle bir ahlak standartlarının olması, reçeteyi formüle eden birinin olduğunu gösterir. Her reçetenin bir formüle edeni vardır. Ahlak yasasıda bundan farklı değildir. Birinin bize bu kuralları vermiş olması lazımdır.

Çıkarım temelde çok basittir:

1. Her yasanın bir yasa koyucusu vardır.
2. Ahlak yasası vardır.
3. Öyleyse, bir Ahlak Yasası Koyucusu vardır.

Eğer ilk iki önerme doğruysa üçteki çıkarım oluşur. İlk önerme zaten bir mantık kuralıdır. İkinci önermeye örnek: Yasama vardır, o zaman ikinci önerme yasama kurumu da olmalıdır ve vardır. Hatta bir adım daha ileriye gidecek olursak, eğer ahlaksal zorunluluklar varsa, hesap verilecek biri de olmalıdır. Yasama ve yasama kurumundan başka adliyelerin olduğu gibi.

Öyleyse soru şudur: gerçekten Ahlak Yasası var mıdır?

ABD’nin kurucularından Thomas Jefferson, Bağımsızlık Bildirgesinde şu iadeleri kullanmıştır: “Doğa’nın Kanunu (Ahlak Yasası) aşikardır.” Keşfetmek için neden aramazsınız, çünkü zaten bilirsiniz. Mananın ve ahlakın nesnel standartları olmaksızın, hayatın hiçbir manası yoktur ve kesin doğru ya da kesin yanlış diye bir şey söz konusu olamaz. Her şey sadece fikir meselesi olup çıkar. Benim fikrime karşın senin fikrin.

Ahlak Yasasından bahsettiğimiz de kastettiğimiz şey, her insanın temelde nasıl doğruyu ve yanlışı hissetmekte duyarlı olduklarıdır. Herkes bilir ki; sevgi nefretten üstündür, cesaret korkaklıktan iyidir. Teksas Austin Üniversitesi profesörlerinden J. Budziszewski şöyle yazmıştır: “Herkes bazı prensipleri bilir. Dünyada hiçbir yer yoktur ki adam öldürmek erdem, minnet de suç sayılsın.” Bu konu da daha detaylı bilgi almak isteyenlere C.S. Lewis’in harika klasik eseri olan ve ana teması olarak Ahlak Yasasını inceleyen, sosyal gözlemlerle bunu ortaya koyan Özde Hristiyanlık kitabını tavsiye ederiz.

Sonuç olarak, herkes bilir ki, kesin ahlaksal zorunluluklar vardır. Tüm insanları, her zaman ve her yerde bağlayıcı ahlaksal zorunluluklar vardır. Kesin olarak var olan Ahlak Yasası da, kesin olarak bir Ahlak Yasası Koyucusunun olduğunu işaret eder. Tabii ki bu, her ahlak meselesinin cevabını kolayca fark ederiz ya da bazı insanlar Ahlak Yasasının varlığını inkar etmezler, manasına gelmez.

Ahlakta zor problemler vardır ve insanlar her gün Ahlak Yasasını inkar etmek için baskı altındadırlar. Ancak, ifade edilen insanlar kabul etsinler ya da etmesinler, herkes doğru ya da yanlış prensipler olduğunu bilirler. Budziszewski bu doğru ve yanlışın temel bilgisini, aynı başlığı taşıyan kitabında şu şekilde adlandırır: “bilmeksizin olamayacağımız şey” (What We Can’t Not Know). Örneğin; birini öldürmenin kötü olduğunu herkes bilir. Bazı kişiler bunu inkar edip cinayet işleyebilirler. Ama yüreklerinin derinliklerinde yaptıklarının suç olduğunu bilecekler. Ve vicdanları onları rahatsız edecektir. Cinayet, diğer kesin ahlak yasaları gibi dünyanın her yerinde, her zaman ve herkes için kötüdür. Ahlak Yasasının var olduğunu gösteren sekiz nedeni şu şekilde sıralamak istiyoruz:

1. Ahlak Yasası inkar edilemezdir.
2. Tepkilerimizden varlığını biliriz.
3. İnsan haklarının temelini oluşturur.
4. Adaletin değişmez standardını oluşturur.
5. İki ahlak durumu arasındaki farkı betimler (Hitler’e karşın Rahibe Teresa).
6. Bir şeyin yanlış olduğunu kesin olarak bilebiliyorsak, doğruluğun kesin bir standardı olmalı.
7. Ahlak Yasası politik ve sosyal anlaşmazlıkların zeminidir.
8. Eğer Ahlak Yasası olmasaydı, uymadığımızda mazeretler sunmazdık.

Esen Kalın.

Kaynakça


Kaynak: I Don’t Have Enough Faith to Be an Atheist (Norman L. Geisler, Frank Turek 2004, pp.) Good News Publishers, Wheaton, IL 60187 basım hizmeti olan Crossway’den alınan izinle çevrilmiştir. (www.crossway.org)

Özde Hristiyanlık – C. S. Lewis

———————————————————–

Not: Yayınladığımız makale, yaratılışı açıklamak için var olan yorumlardan sadece bir tanesidir. Dünyanın yaratılışı ile ilgili bir çok yorum bulunmaktadır, sizleri bu konuda daha fazla araştırmaya teşvik etmek istiyoruz. Konuyla ilgili daha fazla bilgi için lütfen bize ulaşın..