Umut Nedir?


Sevgili ziyaretçimiz, bu makalemizde umut kavramından bahsedeceğiz. Bizim temel kaynağımız Tanrı sözü olan İncil’dir. Eğer kargo dahil ücretsiz İncil almak isterseniz aşağıdaki linkten formu doldurmanız yeterlidir. Size iyi okumalar diliyoruz.

Talep Formu

Umut Nedir?

Bazen, özellikle bugünlerde sanki her şey çok çok kötü bir rüya gibi geliyor mu? Covid 19 dünya çapında milyonlarca insana bulaşmış, yüzbinlerce insanın ölümü, karantina günleri, bozulmuş ekonomi, belirsiz gelecek… Acaba bu bir kâbus da uyanınca hepsi geçecek mi diye düşündüğümüz oluyordur mutlaka. Ama süreç uzadıkça ilerisini göremiyoruz. Umut dediğimiz kavram sadece bir kelimeden öteye geçemiyor. Ancak umut her zaman gelecekle ilgilidir. Bu geleceği bilemiyoruz ama “iyi” olmasıyla ilgili özlemlerimiz, beklentilerimiz bizde umut duygusunun oluşmasını sağlıyor.

Hristiyanlık ve Umut:

Hristiyanlık umut kavramıyla oldukça iç içedir. Hristiyanlık mesajı aslında bir umut beklentisinin gerçekleşmesidir. İncil ya da müjde (iyi haber) denmesinin sebebi de bu umudun gerçekleşmiş olmasıdır. Peki Hristiyanlıkta bu umut nedir?

İnsanın yaratılışı ve sonrasında Aden bahçesinde günahtan dolayı her şeyi yaratan, her şeye egemen olan, yaşamın kaynağı Tanrı’dan ayrıldık. Çünkü Tanrı kutsaldı ve günahla bir arada duramazdı. Bunun sonucunda, kötülük, hastalık, ölüm gibi birçok kötü sonuçla baş başa kaldık. Günahlı bir yaşamla aslında bu yaşam tarzı ve sonuçlarını biz kabul etmiş olduk. Bu durumun düzeltilmesi ancak Tanrı’nın isteği ve planıyla olabilirdi. Tanrı’nın bir planı ve vaadi vardı. Bu vaat bir kurtarıcının günaha karşı zaferiyle tekrar dengeyi, adaleti sağlayacağı ve günahın tüm etkilerini yok edeceği şeklindeydi. Bu kurtarıcı meshedilmiş bir kral olacaktı. İşte Tanrı’nın insanlığa verdiği umut tam olarak buydu. Her şeyi tekrar yenileyecek olan Mesih insanlığın umut ve özlemle beklediği kurtarıcıydı.

İncil’de, bu umut genellikle vaat kavramı ile ifade edilir. Tanrı insanlarla iletişim kurduğunda, genellikle buna daha büyük yaşam vaadi eşlik eder. Bunu zaten İbrahim’in hikayesinde görüyoruz: “Seni büyük bir ulus yapacağım, seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, bereket kaynağı olacaksın, seni kutsayanları kutsayacak, seni lanetleyeni lanetleyeceğim. Yeryüzündeki bütün halklar senin aracılığınla kutsanacak.”

Bu Umut Hayatımızda Nasıl Köklenebilir?

İncil ve Hristiyanlıkta umut, bulutlarda yaşamak, daha iyi bir yaşam hayal etmek anlamına gelmez. Bu sadece olmak ya da yapmak istediğimiz şeyin bir yansıması değildir. Tanrı’nın kimliği, İsa Mesih’in yaşamı, ölümü ve dirilişi nedeniyle bugün var olan yeni bir dünyanın tohumlarını keşfetmemize yol açıyor. Ayrıca bu umut, sahip olma ve rekabet susuzluğuna dayanan bir toplumun değerlerine göre değil, farklı yaşamak için bir enerji kaynağıdır.

Kutsal Kitap’ta, Tanrı bizden, bu umut dolu vaadin gerçekleşmesi için hiçbir şey yapmadan oturup beklememizi istemiyor. İbrahim’e kendisine vaat ettiği yaşamın doluluğu hakkında konuşmadan önce, Tanrı, “Ülkeni, akrabalarını, baba evini bırak, sana göstereceğim ülkeye git” diyor. (Yaratılış 12: 1). Tanrı’nın vaadi yeni bir başlangıç ​​yapmak için gerekli bir çağrıdır.

Benzer şekilde, dirilişin iyi haberi, aklımızı şimdi ve burada yaşamın görevlerinden almanın bir yolu değil, yola çıkma çağrısıdır. “Ama Kutsal Ruh üzerinize inince güç alacaksınız. Yeruşalim’de, bütün Yahudiye ve Samiriye’de ve dünyanın dört bucağında benim tanıklarım olacaksınız.” İsa bunları söyledikten sonra, onların gözleri önünde yukarı alındı. Bir bulut O’nu alıp gözlerinin önünden uzaklaştırdı. İsa giderken onlar gözlerini göğe dikmiş bakıyorlardı. Tam o sırada, beyaz giysiler içinde iki adam yanlarında belirdi. “Ey Celileliler, neden göğe bakıp duruyorsunuz?” diye sordular. “Aranızdan göğe alınan İsa, göğe çıktığını nasıl gördünüzse, aynı şekilde geri gelecektir.” (Elçilerin İşleri 1:8-11)

Mesih’in Ruhu tarafından teşvik edilen inananlar, Tanrı’nın köklerinden kopan insanlık ile derin bir dayanışma içinde yaşıyorlar. Roma Hristiyanlarına yazan Aziz Pavlus, yaratılışın özleminden bahseder ve bu acıyı doğumun acılarıyla karşılaştırır. “Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez. Yaratılış, Tanrı çocuklarının ortaya çıkmasını büyük özlemle bekliyor. Çünkü yaratılış amaçsızlığa teslim edildi. Bu da yaratılışın isteğiyle değil, onu amaçsızlığa teslim eden Tanrı’nın isteğiyle oldu. Çünkü yaratılışın, yozlaşmaya köle olmaktan kurtarılıp Tanrı çocuklarının yüce özgürlüğüne kavuşturulması umudu vardı. Bütün yaratılışın şu ana dek birlikte inleyip doğum ağrısı çektiğini biliyoruz. Yalnız yaratılış değil, biz de –evet Ruh’un turfandasına sahip olan bizler de– evlatlığa alınmayı, yani bedenlerimizin kurtulmasını özlemle bekleyerek içimizden inliyoruz.” (Romalılar 8:18-23)

Hristiyanlık ve Gelecek:

İnancımız bizi dünyadan ayıran bir ayrıcalık değildir; acıyla paylaşarak dünyaya “inliyoruz”, ancak Mesih’te “karanlığın geçip gittiğini ve gerçek ışığın zaten parladığını” bilerek bu durumu umutla yaşıyoruz (1.Yuhanna 2: 8).

O halde umut etmek, her şeyden önce, şimdinin derinliklerinde, ileriye giden ve hiçbir şeyin durduramayacağı bir yaşam keşfetmek demektir. Aynı zamanda bu yaşamı bütün varlığımız tarafından konuşulan bir evet ile cevaplama anlamına gelir. Bu yaşama başlarken, burada ve şimdi, dünyanın zorluklarının ortasında, zaman geldiğinde meyve verecek olan yenilenme tohumlarının farklı bir geleceğe dair işaretler yaratmasına öncülük ediyoruz.

İlk Hristiyanlar için bu yeni dünyanın en açık işareti, farklı geçmişlere ve dillere sahip insanlardan oluşan toplulukların varlığıydı. Mesih nedeniyle, bu küçük topluluklar Akdeniz dünyasının her yerinde ortaya çıktı. İnsanları birbirinden ayrı tutan her türlü bölünmenin ötesine geçen bu erkekler ve kadınlar, Tanrı’nın ailesi olarak kardeşler ve kardeşler olarak yaşadılar, birlikte dua ettiler ve mallarını her bireyin ihtiyaçlarına göre paylaştılar. Onlar “bir ve aynı sevgiye sahip olmaya, birleşip aynı şeye odaklanmaya” çalıştılar (Filipililer 2: 2). Böylece dünyadaki ışık noktaları gibi parladılar. En başından beri Hristiyan umut dünyayı aydınlattı.