Havva Kimdir?


Sevgili ziyaretçimiz, bu makalemizde Havva karakterini Hristiyan bakış açısıyla irdeleyeceğiz. Bizim temel kaynağımız Tanrı sözü olan İncil’dir. Eğer kargo dahil ücretsiz İncil almak isterseniz aşağıdaki linkten formu doldurmanız yeterlidir. Size iyi okumalar diliyoruz.

Ücretsiz İncil

Kısaca

Havva, Kutsal Kitap’a göre Tanrı tarafından yaratılan ilk kadındır. Adem’in yardımcısı ve eşi olarak yaratılmış, Aden Bahçesi’nde yaşamış ve bütün insanların annesi olmuştur. Kutsal Kitap’ta adı geçen ilk kadındır ve ismi İbranice’de “yaşam” veya “yaşayan” anlamına gelir (Yaratılış 3:20).

Havva’nın yaşamı, insanlık tarihinin en önemli olaylarından biri olan günaha düşüşle yakından bağlantılıdır. Yılanın aldatması sonucunda Tanrı’nın yasakladığı ağacın meyvesinden yemiş, ardından Adem’e de vermiştir. Bu olay yalnızca Havva ve Adem’in yaşamını değil, bütün insanlığın tarihini değiştirmiştir. Günahın dünyaya girişiyle birlikte acı, ölüm ve Tanrı’dan ayrılık insan yaşamının bir parçası hâline gelmiştir.

Ancak Kutsal Kitap, Havva’nın öyküsünü yalnızca insanın düşüşüyle sınırlı bırakmaz. Daha günahın işlendiği gün Tanrı, yılanın başını ezecek Kurtarıcı’nın geleceğini vaat etmiştir (Yaratılış 3:15). Bu nedenle Havva’nın hikâyesi yalnızca ilk kadının hikâyesi değil, aynı zamanda Tanrı’nın insanlık için hazırladığı kurtuluş planının da başlangıcıdır.

Bu makalede Havva’nın nasıl yaratıldığını, neden “bütün yaşayanların annesi” olarak adlandırıldığını, günaha düşüşteki rolünü ve Kutsal Kitap’taki yerini ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.

Havva’nın Yaşamı ve Önemi

Dünya tarihinde adı en çok bilinen kadınlardan biri şüphesiz Havva’dır. Onun adı yalnızca Yahudilik ve Hristiyanlıkta değil, İslam’da da bilinmektedir. Buna rağmen pek çok kişi Havva’yı yalnızca “ilk kadın” veya “Adem’in eşi” olarak tanır. Oysa Kutsal Kitap’ta Havva’nın yaşamı bundan çok daha büyük bir anlam taşır.

Havva’nın öyküsü, insanlık tarihinin başlangıcını anlatan Yaratılış kitabında yer alır. Bu öykü yalnızca ilk insan çiftinin nasıl yaşadığını açıklamaz; aynı zamanda insanın Tanrı’yla olan ilişkisini, günahın dünyaya nasıl girdiğini ve neden herkesin ölümlü olduğunu da açıklar. Bu nedenle Havva’nın yaşamını anlamak, Kutsal Kitap’ın anlattığı büyük hikâyeyi anlamanın önemli bir parçasıdır.

Kutsal Kitap’a göre Tanrı önce Adem’i yarattı. Ardından, insanın yalnız kalmasının iyi olmadığını söyleyerek ona uygun bir yardımcı yaratmaya karar verdi (Yaratılış 2:18). Havva, Adem’in topraktan bağımsız olarak yeniden yaratılmış ayrı bir insan değildir. Tanrı onu Adem’in kaburga kemiklerinden birinden yarattı ve böylece kadın ile erkek arasındaki özel birlikteliğin temelini attı. Bu nedenle evlilik de Kutsal Kitap’ta yalnızca toplumsal bir kurum değil, yaratılış düzeninin bir parçası olarak görülmektedir.

Ancak Havva’nın yaşamı yalnızca yaratılışla değil, insanlığın ilk günahıyla da yakından ilişkilidir. Şeytan’ın yılan aracılığıyla yaptığı aldatma sonucunda Tanrı’nın buyruğuna itaatsizlik etmiş, ardından Adem de aynı günahı işlemiştir. Bunun sonucunda günah ve ölüm dünyaya girmiş, Tanrı ile insan arasındaki kusursuz ilişki bozulmuştur. Kutsal Kitap, bu olayı insanlık tarihinin dönüm noktalarından biri olarak anlatır.

Fakat hikâye burada sona ermez. Günahın ardından Tanrı, insanı tamamen terk etmemiştir. Daha o anda yılanı yenecek ve kötülüğe son verecek bir Kurtarıcı’nın geleceğini vaat etmiştir. Bu nedenle Havva’nın öyküsü yalnızca kaybedilen cennetin değil, aynı zamanda umutla başlayan kurtuluş öyküsünün de ilk sayfasıdır.

Peki Havva kimdi? Neden yaratıldı? Adı ne anlama geliyor? Yasak meyve gerçekten elma mıydı? Günaha düşüşteki rolü neydi ve Kutsal Kitap onun yaşamından hangi dersleri çıkarmamızı istiyor? Bu soruların cevaplarını birlikte inceleyelim.

havva
Adem ve Havva ilk günahın utancını yaşadılar.

Adem ve Havva Günah İşledi

Tanrı, Aden Bahçesi’ne iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaçla dolu bir bahçe dikti. Adem ve Havva’yı da oraya koydu.  (Tevrat: Yaratılış 2:8-9) Sadece bir buyruk verdi. Rab Adem’e,

“‘Bahçede istediğin ağacın meyvesini yiyebilirsin’ diye buyurdu, ‘Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.’” (Tevrat: Yaratılış 2:16-17)

Ondan sonra bir yılan Havva’yla konuştu.  “Yılan kadına, ‘Tanrı gerçekten, “Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin” dedi mi?’ diye sordu.  Kadın, ‘Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz’ diye yanıtladı, ‘Ama Tanrı, “Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz” dedi.’  Yılan, ‘Kesinlikle ölmezsiniz’ dedi, ‘Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız.’ Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi, o da yedi. İkisinin de gözleri açıldı. Çıplak olduklarını anladılar. Bu yüzden incir yaprakları dikip kendilerine önlük yaptılar.” (Tevrat: Yaratılış 3:1-7)

Havva meyveyi neden yedi?  Yukarıdaki ayete bakalım. Birinci sebep, ağaç güzeldi.  İkincisi, ağacın meyvesi yemek için uygundu. Üçüncüsü, bilgelik kazanmak için çekiciydi. Havva bu ağacın meyvesini, Tanrı’dan daha fazla arzu etmişti. Bilgeliği Tanrı’dan daha fazla arzulamıştı. Lezzetli bir yemeği bile Tanrı’dan daha fazla istemişti.

Biz de bugün aynı şeyleri yapıyoruz.  Güzelliği, bilgeliği, bilgiyi, rahatlığı, zenginliği, bir adamı/kadını, başarıyı, saygıyı, hatta yemeği bile Tanrı’dan fazla arzu ediyoruz.  En basit günah şudur, bir şeyi Tanrı’dan fazla arzu etmek. Sonra Tanrı bir buyruk verdi, “Tanrınız RAB’bi bütün yüreğinizle, bütün canınızla, bütün gücünüzle seveceksiniz.”  (Tevrat: Yasa’nın Tekrarı 6:5)  Ama Havva yüreğini, canını, gücünü başka bir şeye vermişti.  Biz de öyle yapıyoruz. Maalesef bu yanlış arzunun ve yanlış sevginin olumsuz sonuçları var.

Günahın Sonuçları

Günahın sonuçlarını doğru anlamak için, günah işlenmeden önceki hayatı; günah işledikten sonraki hayatla karşılaştırmak gerek.

Utanç

Havva ve Adem utanç nedir bilmeden yaratıldı.  “Adem de karısı da çıplaktılar, henüz utanç nedir bilmiyorlardı.”  (Tevrat: Yaratılış 2:25)  Utançsız bir hayatı hayal edebilir misiniz?  Fakat günah işledikten sonra Adem ve Havva birden bire utandılar.  Meyveyi yedikten sonra, “Çıplak olduklarını anladılar. Bu yüzden incir yaprakları dikip kendilerine önlük yaptılar. Derken, günün serinliğinde bahçede yürüyen RAB Tanrı’nın sesini duydular. O’ndan kaçıp ağaçların arasına gizlendiler. RAB Tanrı Adem’e, ‘Neredesin?’ diye seslendi. Adem, ‘Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim’ dedi. (Tevrat: Yaratılış 3:7-10)  Ondan sonra, Tanrı Adem’le Havva için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.  (Tevrat: Yaratılış 3:21)  Demek ki Tanrı Adem’le Havva’nın utancını örtmek için ilk kurbanı kesti. (https://www.kutsalkitap.org/ilk-kurbani-kim-kesti/)

Bozulmuş İlişkiler

Günahtan dolayı Havva’nın hem kocasıyla hem de Tanrı’yla ilişkisi bozuldu.  Tanrı Havva’yı kendi suretinde yarattı.  “Tanrı insanı kendi suretinde yarattı, onu Tanrı’nın suretinde yarattı. Onları erkek ve dişi olarak yarattı.” (Tevrat: Yaratılış 1:27)  Yukarıdaki ayette gördüğümüz gibi, Tanrı Aden Bahçesi’nde yürürdü.  Adem ve Havva’yla konuşurdu. Ama günah işledikten sonra, Havva yaratıcısının huzurundan kovuldu.  “Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Adem’i Aden bahçesinden çıkardı. Onu kovdu.” (Tevrat: Yaratılış 3:23-24) Havva’nın Tanrı’yla ilişkisi bozuldu.

Aynı zamanda kocası Adem’le de ilişkisi bozuldu.  Havva Adem için bir refakatçi ve yardımcı olarak yaratıldı. Tanrı, “‘Adem’in yalnız kalması iyi değil’ dedi, ‘Ona uygun bir yardımcı yaratacağım.’” (Tevrat: Yaratılış 2:18) Üstelik Adem’le Havva birbirlerine bağlanmak için yaratıldı. “RAB Tanrı Adem’e derin bir uyku verdi. Adem uyurken, RAB Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı. Adem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Adem’e getirdi.

Adem,

‘İşte, bu benim kemiklerimden alınmış kemik,
Etimden alınmış ettir’ dedi,
‘Ona “Kadın” denilecek,
Çünkü o adamdan alındı.’

Bu nedenle adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak.” (Tevrat: Yaratılış 2:21-24)

Ama günah işledikten sonra Tanrı Havva’ya kocası hakkında şöyle diyor, “‘Kocana istek duyacaksın, Seni o yönetecek.’”  (Tevrat: Yaratılış 3:16)  Havva’nın Adem’le güzel, mükemmel ilişkisi değişti, bozuldu.

Acı

Tanrı hem Havva’ya hem de Adem’e kişisel cezalar verdi. Adem’in çalışmasını ve yemek bulmasını zorlaştırdı.  (Tevrat: Yaratılış 3:17-19) Yukarıdaki ayetin dediği gibi, Tanrı Havva’ya kocasıyla ilişkisiyle ilgili bir ceza verdi.  Ayrıca Tanrı Havva’ya şöyle dedi, “‘Çocuk doğururken sana çok acı çektireceğim’ dedi, ‘Ağrı çekerek doğum yapacaksın.’” (Tevrat: Yaratılış 3:16) Bütün doğum sancısı, adet, hamilelik mide bulantısı gibi etkiler bu cezadan kaynaklanır.

Günah ve günahın sonuçları ağırdır. Tövbe edin, ama umudunuzu kesmeyin. Müjde geliyor.

Havva ve Tanrı’nın Verdiği Söz

Tanrı Havva’yla Adem’i cezalandırmadan önce yılanı lanetledi. Bu lanetin sonunda Havva’yla ilgili bir söz var.

“Seninle kadını, onun soyuyla senin soyunu
Birbirinize düşman edeceğim.
Onun soyu senin başını ezecek,
Sen onun topuğuna saldıracaksın.”  (Tevrat: Yaratılış 3:15)

İncil bu yılanın Şeytan olduğunu belirtiyor.  “Büyük ejderha—İblis ya da Şeytan denen, bütün dünyayı saptıran o eski yılan—melekleriyle birlikte yeryüzüne atıldı.” (İncil: Vahiy 12:9)  Tanrı, Şeytan kadının soyunun topuğuna saldıracağı halde, kadının soyunun Şeytan’ın başını ezeceğine söz verdi.  Kadının soyu Şeytan’ı yenmek için gelecekti. Bu söz İsa Mesih’ten bahseder, “Tanrı’nın Oğlu, İblis’in yaptıklarına son vermek için ortaya çıktı.”  (İncil: 1. Yuhanna 3:8) İsa çarmıha gerildiğinde, Şeytan onun topuğuna saldırdı.  Ama, İsa ölümden dirildiğinde Şeytan’ın başını ezdi.

Havva’nın cezası doğum yapmakla ilgiliydi.  Ama aynı zamanda Tanrı, doğum aracılığıyla Şeytan’ı yenecek olan kurtarıcının geleceğine söz verdi. Ve O geldi!

Ayrıca vaat edilen kurtarıcımız İsa Mesih, bizim için günahın cezasını ve sonuçlarını üstelendi.

Günahın sonuçlarından bir tanesi utançtır.  Ama İsa çarmıhta utanca katlanarak utancımızı üstelendi. “Gözümüzü imanımızın öncüsü ve tamamlayıcısı İsa’ya dikelim. O kendisini bekleyen sevinç uğruna utancı hiçe sayıp çarmıhta ölüme katlandı ve şimdi Tanrı’nın tahtının sağında oturuyor.” (İncil: İbraniler 12:2)  Aynı zamanda İsa Mesih’e iman edersek, utancımız siliniyor ve Tanrı’nın çocukları olma ayrıcalığına erişiyoruz. “Mesih İsa’ya iman ettiğiniz için hepiniz Tanrı’nın oğullarısınız.” (İncil: Galatyalılar 3:26)

Başka bir sonuç ise, Havva’nın kocasıyla ilişkisinin bozulması. İsa Mesih gelmeden önce Yahudi olan adamlar, herhangi bir sebeple karısını boşayabilirdi. Ama İsa Mesih bunun doğru olmadığını söyleyip Yaratılış bölümden gelen şu ayet tekrarladı, “‘Bu nedenle adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak’. O halde Tanrı’nın birleştirdiğini, insan ayırmasın.”  (İncil: Matta 19:4-6)  Böylece İsa, Tanrı’nın evlilik için sağladığı planını yeniden kurdu.

Tanrı’yla Barışma

Ayrıca İsa, Tanrı’yla bozulmuş olan ilişkimizi onarmak için, çarmıhta Tanrı’dan ayrılmaya razı oldu.  Çarmıhta ölmek üzereyken, İsa şöyle bağırdı, “‘Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?’” (İncil: Matta 27:46) “Tanrı, Mesih aracılığıyla bizi kendisiyle barıştırdı ve bize barıştırma görevini verdi. Şöyle ki Tanrı, insanların suçlarını saymayarak dünyayı Mesih’te kendisiyle barıştırdı.” (İncil: 2. Korintliler 5:18-19)

Ve kesinlikle İsa bizim için acı çekti.

“Aslında hastalıklarımızı o üstlendi,
Acılarımızı o yüklendi.
Bizse Tanrı tarafından cezalandırıldığını,
Vurulup ezildiğini sandık.” (Tevrat: Yeşaya 53:4)

Ve İsa geri döndükten sonra, cennette acı olmayacak. “Onların gözlerinden bütün yaşları silecek. Artık ölüm olmayacak. Artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak. Çünkü önceki düzen ortadan kalktı.”  (İncil: Vahiy 21:4)

Adem’le Havva’nın, sizin ve benim günahlarımızın sonuçları ağırdır. Ama, “Mesih İsa’ya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.” (İncil: Romalılar 8:1)