İlk Kurbanı Kim Kesti?


İlk Kurbanı Kim Kesti?

Kurban, Tek Tanrı’lı inançlardaki en önemli ortak noktalarından birisidir. Hem Musevilik’te hem Hristiyanlık’ta hem de Müslümanlık’ta mevcuttur. Yeryüzünün istisnasız her bölgesinde kabul edilen bu uygulamanın İbrahim Peygamber ile başladığı düşünülür ancak ilk kurbanın kesilmesi aslında bundan çok daha önceye dayanır.

Adem ile Havva’nın Aden Bahçesi’nde Tanrı’ya itaatsizlik edip ‘iyi ile kötüyü bilme’ ağacının meyvesinden yemesiyle insan günaha düşmüş oldu. Böylece insan doğasına ‘günahlı’ bir doğa dahil oldu. İnsan ilk yaratıldığı haldeki gibi kusursuz ve günahsız niteliklerini kaybetti. Dahası insanın günahlı doğaya sahip olmasıyla birlikte Tanrı ile arasındaki ilişki de bozuldu.

İnsan Tanrı’yla kusursuz bir ilişkiye sahipti. Ancak insan Tanrı’dan ayrı düştü ve Tanrı’nın kutsallığı karşısında saklanmaya başladı:

“Adem, ‘Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim’ dedi. RAB Tanrı, ‘Çıplak olduğunu sana kim söyledi?’ diye sordu, ‘Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?’” (Tevrat: Yaratılış 3:11-12)

Bundan sonra Yaratılış 3. Bölüm’de Tanrı’nın bir kurban kestiğini ve bu kurbanın derisinden Adem ile Havva için giysiler yapıp onları giydirdiğini görüyoruz (bkz. Tevrat: Yaratılış 3:21). Tanrı, isteseydi pek çok farklı şekilde Adem ile Havva’yı giydirebilirdi, yapraklardan giysi yapabilirdi, kendilerini çıplak gibi görmemelerini sağlayabilirdi v.s. ancak Tanrı böyle yapmadı, bunun yerine bir kurban kesti çünkü işledikleri günahın bir bedeli olduğunu onlara göstermek istiyordu. Günahın bir canlının hayatına mal olacak kadar ağır bir bedeli vardır ve bu bedeli insan kendi canıyla, kanıyla bile ödese yeterli olmaz çünkü günah insanın ödeyemeyeceği kadar pahalıdır.

Tanrı bunu bildiği için insana lütfetmiştir. İnsan günahının bedelini ödeyemez ama Tanrı lütfuyla ödeyebilir. İnsanın sunacağı hiçbir kurban günahın gazabını yatıştıramaz ancak yalnızca Tanrı’nın sağladığı kurban her günahın bedelini ödeyebilir. Bu Tanrı’nın lütfudur ve sevgisidir, bunun başka bir açıklaması yok.

Tanrı’nın bu lütfu İsa Mesih aracılığıyla gelmiştir:

“Nitekim hepimiz O’nun doluluğundan lütuf üzerine lütuf aldık. Kutsal Yasa Musa aracılığıyla verildi, ama lütuf ve gerçek İsa Mesih aracılığıyla geldi” (İncil: Yuhanna 1:16-17).

Tanrı’nın insanın günahı için sağladığı kurban çarmıha gerilen İsa Mesih’tir. Bunun dışındaki hiçbir kurban insanın günahını temiz kılamaz, “Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz” (İncil: İbraniler 10:4).
Ancak kusursuz kurban kuzusu İsa Mesih’in kanı günahları temiz kılabilir.

İlk kurbanı Tanrı kesmiştir ve bunu ‘kurbanı’ Kendisinin tedarik edeceğini belirtmek için yapmıştır. Son kurbanı da Tanrı kesmiştir, İsa Mesih’in çarmıh üzerinde ölümüyle insanın günahı temizlenmiş, üçüncü gün ölümden dirilişiyle de günahın sonucu olan ölüm ortadan kalkmıştır. Artık Tanrı’ya İsa Mesih’in kurbanı aracılığıyla yaklaşan hiç kimse üzerinde günahın ve ölümün hükmü yoktur.

Esen Kalın.