Müjde nedir? Tanrı insanlığın kurtulacağını vaat etti mi?


 

En son videomuzda bir başlangıç öykü sünden bahsettik. Bu başlangıca göre insanlar Tanrı’nın yaratılıştaki tacı olarak var olmakta ve hem kendi soyunun devamını hem de bütün dünyayı korumak ve geliştirmekle görevliydi.

Bu şekilde yaşamaya devam eden insanlık Tanrı’yla olan birebir ilişkisinden dolayı ölümü tatmadan yaşayabilecekti. Fakat kendisine verilen özgürlüğü iyilik için değil kötülük için kullanan insan, kendisine verilen ayrıcalıkları bir kenara iterek, Tanrı’dan uzaklaşarak yitirdi ve kendisiyle birlikte bütün soyuna da ölüm getirdi.

Fakat hikayenin devamında kendi kutsallığından ödün vermeyen ama aynı zamanda insanlık için olan sevgisinden vazgeçmeyen bir Tanrı’nın hikayesini okuyoruz. Hikayenin devamında Tanrı önce İbrahim’i seçerek kendisine çağırıyor ve onun soyu aracılığıyla insanlığın tekrar kurtulacağı vaadini veriyor.

Bu soy önce İbrahim’in soyundan gelen İsrail, ardından da İsrail aracılığıyla gelecek olan Mesih. Tanrı bütün halkların arasından İsrail’i seçerek, İbrahim’e olan vaadini hatırlıyor ve onları Mısır’daki köleliklerinden kurtarıyor. Bunun anlamı da Tanrı’nın bir gün insanlığı köle olduğu kötülükten kurtaracağının ilk haberini vermesi oluyor. Ardından Tanrı İsrail’i kendi halkı olarak belirleyerek onlara Musa aracılığıyla diğer uluslardan ayrılmalarını sağlayacak bir Yasa veriyor. Bu Yasa’nın amacı yerine getirildiğinde insanlar cennete gidebilsin değil, Yasa aracılığıyla hem İsrail’in kendilerini kurtaran Tanrı’nın kim olduğunu tanımaları hem de diğer uluslara bu Tanrı’yı yansıtarak gelecekte tamamlanacak olan öyküye davet etmeleri.

Tanrı’nın Halkı
Fakat İsrail’in kralları da dahil olmak üzere hemen hemen herkes Yasa’nın yapma dediklerini yaparak, öykümüzün başlangıcındaki düşüş ve sürgün hikayesini tekrar tekrar yaşıyorlar. İşte bu noktada Tanrı İsrail’e bir vaat veriyor. Artık bunları yap veya yapma şeklindeki bir Yasa aracılığıyla değil, yüreklerin değişerek insanların gönülden bir şekilde Tanrı’ya yaklaşacakları zamanın, artık tapınakla, aracılarla ve dini ritüellerle değil, Tanrı’yı birebir tanıyacakları bir günün geleceğini vaat ediyor. İşte o gün Tanrı herkesi hayal kırıklığına uğratan kralların yerine geçerek O kral olduğunda, dünyanın nasıl bir yer olması gerektiğini göstereceğinin sözünü veriyor.

Bu dönemde İsrail devamlı öykü olarak itaatsizliği nedeniyle diğer halkların arasında sürgüne gönderiliyor ve belki de en hüzünlü ve aynı zamanda umut dolu şiirlerini ve yazıtlarını bu dönemde yazıyorlar. Artık bir Mesih figürünün geleceğini ve onları devamlı olarak yaşadıkları bu kölelikten kurtaracağı günleri bekliyorlar. İşte tam bu noktada Markos’un İncil’i İsa’nın ortaya çıktığını ve müjdeyi duyurarak insanları yollarından dönmeye çağırdığını söylüyor. Markos’un Müjde veya incil için kullandığı kelime evangelion kelimesi.
Bu kelime de Roma İmparatorluğu’nda Sezar yeni bir kenti kendi himayesi altına aldığında insanlara duyurulan iyi haberi tanımlamak için kullanılan bir kelime: ‘Müjde, sevinin artık koruyucunuz Sezar’ anlamına geliyor.

İsa’nın müjdesi bu bakımdan hem bütün krallara hem de dini anlayışa meydan okuyan bir doğaya sahip. Artık yeni bir kral dünyaya geldi, binlerce yıldır beklenen krallık Tanrı’nın İsa denilen adamda beden almasıyla dünyaya gelmiş oldu.
Tartışma Blog videolarımız gelecek hafta tekrar devam edecektir