İsa Mesih Tanrılık İddiasını Nasıl Desteklemiştir?


İsa Mesih Tanrılık İddiasını Nasıl Desteklemiştir?

İsa Mesih Tanrılık İddiasını Nasıl Desteklemiştir? – 1) O’nun ahlaki karakteri, iddialarını desteklemektedir.
Bir çok akıl hastası kendisini ünlü birisi, bir peygamber ya da Tanrı zanneder ancak bu kişilerin iddiaları karakterleri ile desteklenemez. İsa Mesih’de ise durum böyle değildir. O benzersizdir — benzersizliği Tanrı’nın ki ile aynıdır.
İsa Mesih günahsızdı. Onun yaşamı o kadar temizdi ki düşmanlarına şu ifade ile meydan okuyabildiği böyleydi,:

“Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?” (Yuhanna 8:46).

Bu sorusuna aldığı tek cevap sessizlikti; soruyu yönelttiği kişiler ise O’nu öldürmek isteyenlerdi.

İsa Mesih’e yönelen ayartmaları okuruz ancak asla O’nun bir itirafını, bir olan günahını duymayız. O asla bağışlanmak için dua etmedi ancak herkese bunu yapmasını öğretti.

İsa Mesih’in ahlaki başarısı, tüm çağlardaki öğretmen veya peygamberler ile kıyaslandığında şaşırtıcıdır. Tanrı’ya daha çok yaklaştıkça, kendi başarısızlığımızı, çürümüşlüğümüzü ve kusurlarımızı daha çok fark ederiz. Aynaya bakarken odanın içi ne kadar aydınlıksa, tıraş olmaya ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu daha çok anlarız. Ahlak alanında, sıradan ölümlüler için bu tartışılmaz gerçektir.

En erken çocukluk yaşlarından beri günahın evrenselliği öğretilen Yuhanna, Pavlus ve Petrus’un İsa Mesih’in günahsızlığını vurgulaması ilginçtir:

“O, günah işlemedi, ağzından hileli bir söz çıkmadı” (1 Petrus 2:22).

Pilatus İsa için bu adamın ne suçu var ki demiş, O’nun suçsuzluğunu kabul etmiştir. “İsa’yı bekleyen yüzbaşı ve beraberindeki askerler, depremi ve öbür olayları görünce dehşete kapıldılar ve, «Bu gerçekten Tanrı’nın Oğluydu!» dediler” (Matta. 27:54).

2) İsa Mesih, doğaya hükmetmiştir ki bu sadece doğanın Yaratıcısı olan Tanrı’nın yapabileceği bir şeydir.
Celile denizinde rüzgârı ve dalgaları durdurup onları azarlamıştır. Teknedekiler bu olay karşısında şu soruyu sormaktan kendilerini alamamışlardır:

“Bu adam kim ki, rüzgâr da göl de O’nun sözünü dinliyor?” (Markos 4:41). Suyu şaraba döndürmüştür, beş somun ekmek ve iki balık ile 5.000 insanı doyurmuştur, tek oğlu ölen bir dulun acısını dindirmek için çocuğu diriltmiştir, kızının ölümüne ağlayan babanın gözyaşlarını silmek için kızı diriltmiştir. Eski arkadaşı ölünce ona:

“Lazar, dışarı çık!” demiş, Lazar dirilmiştir. O’nun düşmanlarının bu mucizeleri inkar etmemeleri ayrı bir önemli noktadır. Buna rağmen O’nu öldürmeyi denemişlerdir. “Böyle devam etmesine izin verirsek, herkes O’na iman edecek. Romalılar da gelip kutsal yerimizi ve ulusumuzu ortadan kaldıracaklar” (Yuhanna11:48).

3) İsa Mesih, hastalık üzerine Yaratıcı olan Tanrı’nın yetkisini kullanmıştır.

Topalları yürütmüştür, dilsizleri konuşturmuştur, körlerin gözünü açmıştır. Önemli mucizelerin bir tanesi Yuhanna 9’da kaydedilen kör adam mucizesidir. Adam Yahudilerin spekülatif sorularını cevaplayamamasına rağmen, yaşadığı tecrübe, onu yeteri kadar ikna etmiştir. “Bildiğim bir şey var, kördüm, şimdi görüyorum” (Yuhanna 9:25). Arkadaşlarının bu iyileştiren kişiye inanmamalarını ise şaşkınlıkla karşılamıştır:

“Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır” (Yuhanna 9:32). O’nun için kanıt açıktır.

4) İsa Mesih’in Tanrı olduğunun en büyük delili öleceğini ve 3 gün sonra dirileceğini bildirip bunu gerçekleştirmesidir.
Öğrencilerine en az beş kere bu gerçeği bildirmiştir. Ölecek ve üç gün içerisinde dirilecekti; bu ispatı çok kolay bir iddiaydı: ölürdü ve ya dirilirdi yada dirilmezdi.

Hristiyanlığın düşmanları da taraftarları da, İsa’nın ölümden dirilmesinin Hristiyan inancının en temel öğretisi olduğunu kabul ederler. Eğer dirilme gerçekleşmemiş ise Hristiyanlık boş bir inançtır. 1. Korintliler 15:14:

“Mesih dirilmemişse, bildirimiz de imanınız da boştur.” Eğer İsa Mesih ölümden dirileceğini söyleyip bunu yaptıysa, bu tarihte eşsiz bir olaydır.

Eğer İsa Mesih ölümden dirilmiş ise, bizler Tanrı’nın gerçekten var olduğuna emin olabiliriz. O’nunla kişisel bir ilişkimizde olabilir. Evren, yaşam, hayat her şeyin bir anlamı vardır ve bu anlama sadece Tanrı ile bu yaşamda başlayacağımız bir ilişki ile ulaşabiliriz.

Esen Kalın.

Televizyonda gördüğümüz gibi günah çıkartma bütün Hıristiyanların bir uygulaması mıdır? Amacı nedir? İncil’e göre günahları bağışlamak ancak Tanrı’nın işidir.
Günah çıkartmak: Hıristiyanlıktaki günahları itiraf etmek ilkesinin Katolik Kilisesi tarafından kurumsallaştırılması yani belli bazı şekil şartlarına bağlanmış olmasını ifade eder. Bu günah çıkartma müessesesi, bazı farklılıklarına karşın, Ortodoks ve Protestan mezheplerinde de yer alır.
Protestanlar buna : “Tövbe ve günahların affı” derler. Günahları Tanrıya itiraf etmek ve bağışlamayı Tanrıdan istemek gerekir. Ancak kalbini kırdığımız ya da üzdüğümüz biri varsa, bizi günaha düşüren bu eylemimizi Tanrı’ya itiraf ederek af dilemek yeterli olmaz. Bu kişiye de günahımızı itiraf ederek bizi bağışlamasını istemeliyiz.
Ayrıca, bizi kıran ya da üzen biri varsa, biz onu bağışlamadan Tanrı’nın huzuruna çıkarak bağışlanmamızı isteyemeyiz. İncil şöyle diyor: “….günahlarımızı bağışla, çünkü biz de bize karşı suç işleyenleri bağışlıyoruz.”
Siz günahlarınızı Tanrı’ya ya da bir başka Hıristiyan’a Tanrı huzurunda itiraf ederek pişmanlığınızı dile getirebilir ve af dileyebilirsiniz. Sizden af dileyen birine kendisini affettiğinizi söyleyebilirsiniz ama asla birinin günahını çıkaramazsınız.
Protestan inanışına göre bunu ancak Tanrı yapar. Hatta Katolik Pederler dahi günah çıkartmadıklarını ancak kişiye günahlarının Tanrı tarafından bağışlandığını bildirdiklerini söylerler.