"Hristiyanlık Dini" dediğimizde ne anlaşılması gerekir?


 

Din ve İsa adlı video serimizde bu üçüncü videomuz. Eğer bundan önceki videoları izle-mediyseniz, burada bahsedeceklerimize temel oluşturması için o videoları da izlemenizi öneririm. Daha önce din kelimesinin kendisine atfedilen bazı etiketlerden dolayı aslında daha derin bir nüansla ele alınması gerektiğinden bahsettik. Her sosyolojik, hem de psikolojik olarak insan bazı hakim öykülerle yaşadığı için din denen şeyin de bu öykülerin oluşturduğu bir olgu olduğundan da bahsettik.

Bazı dinler söz konusu olduğunda en büyük farklılık, belki de fiziksel dünyanın ötesinde var olabilen bir ilahi varlık veya varlıkları da resmin içine dahil etmesi olabilir. Bu şekilde de dinin sadece ilkel toplumlar tarafından pratik edilen, cahilliğin veya eğitimsizliğin hakim olduğu yerlerdeki insanlara layık olan bir olgu olduğu görüşü aslında çok da sağlam temellere dayanmayan bir görüştür. Peki bir Hristiyan olarak Hristiyanlık dini dediğimizde ne anlaşılması gerekmektedir?

Aslında bu videolarda bahsettiklerimin ilham kaynağı bana ‘Hristiyan dinine göre’ diye söze başlayarak soru soran insanların din hakkındaki varsayımları oldu. Neredeyse her ‘Hristiyan dinine göre’ diye başlayan cümleyi o anda durdurmak istiyorum çünkü ‘din’ kelimesini kullanan insanın aklında nasıl imgeler olduğunu bilmek istiyorum. Hristiyanlık bir din midir değil midir sorusu kolay bir evet veya hayır ile cevaplanamamaktadır. Hristiyanlık dünyanın nasıl olması gerektiği konusunda bir dünya görüşü sunmaktadır ve bu bakımdan aynı konuda bu tip bir anlatıya sahip olan diğer bütün dünya görüşleri kadar bir dindir. Fakat ilk videodaki din kelimesinin sözlük anlamıyla bir din midir sorusuna vereceğim cevap kolay bir evet olmayacaktır. Bunun nedeni Hristiyanlığı tanımlayan şeyin bir kurallar bütünü değil, içerisinde yaşamaya davet edildiğimiz bir öyküye sahip olmasıdır.

Hristiyanlık veya İsa’nın müjdesi dediğimiz şeyin temelinde yine Arapça’da İyi Haber veya Müjde anlamına gelen İncil bulunmaktadır. Peki bu iyi haber neye göre iyidir? Halk arasında söylenenin aksine İsa Mesih, ne yoldan çıkmış bir Yahudi halkını tekrardan düzeltmek ne de yeni bir din getirmek için gelmişti. Bu nedenle ‘İsa’nın getirdiği Hristiyanlık dini ve ‘İsa’ya verilen kitap olan İncil’ deyişlerini bir kenara bırakmamız gerekmektedir. İsa ne bir din, ne de bir kitap için gelmişti. İsa iyi haber denilen bir haberi duyurmak için geldi ve bu iyi haber kendisiydi.

Peki İsa’nın anlattığı bu iyi haber nedir? Bu iyi haber de daha önce dediğimiz gibi bir kurallar bütünü üzerine değil, bir öyküye dayanmaktadır. Bu öyküye göre de Tanrı evreni içinde yaş ayacağı, yaratılışıyla tamamen bir sevgi iliş kisi içerisinde bulunacağı, içerisinde kötülük ve adaletsizliğin olmadığı kozmik bir tapınak olarak yarattı. İnsanları ise yaratılışın en önemli parçası olarak belirlemiş ve onlara kendi benzerliğini yansıtma onurunu vermişti. Bunun anlamı, insanlığın hem yaratılışın geri kalanını korumakla görevli oluşu, hem de yaratılışı Tanrı’ya yönlendirecek bir ayna görevi görmesiydi. Yani insanlık özgürlüğünü birbirleriyle savaşmak ve doğayı yok etmek şeklinde kullanma konusunda özgür değildi. Bununla birlikte kendisine belki de en zararlı olacak şey olan bu evrenin tek hakimi ve tanrısı olma özgürlüğüne de sahip değildi.

Kendilerine böylesine bir yaş amın hem bütün insanlığa, hem de kendilerine kayırmaları için verilen dünyaya acı, gözyaşı ve ölüm getireceği söylenmişti. Fakat insanlık gerçekten özgürlüğü bu şekilde değil de, kendi istediği şekilde tanımlamayı seçtiğinde cennetten atılma gibi bir olayla değil, artık Tanrı ile daha önce tadını çıkardığı iliş kiyi devam ettirme ayrıcalığını da yitirdi. Hristiyan anlatısı, insanın cennetten atılmasını değil, Tanrı’nın bir zamanlar içerisinde tamamen yaşadığı bir dünyayla olan iliş kisini artık insanın günahı nedeniyle eskisi gibi devam ettiremeyecek oluş unu anlatmaktadır.

Hikayenin devamı beklenmedik dönemeçlerden geçmektedir fakat bu detaylara sonraki videolarımızda devam edeceğiz.

Şimdilik hoşçakalın!

Videoda anlatılan öykümüzün devamı gelecek hafta yayınlanacaktır.