Orta Doğu’ya Ağlayan Tanrı


Orta Doğu’ya Ağlayan Tanrı

Orta Doğu’ya Ağlayan Tanrı – Bu hafta en sık karşılaştığımız soru, “Neden İsrail’in yaptığı vahşete sessiz kalıyorsunuz?”  sorusu oldu. Bugün bu konuya birkaç yönden cevap vermek ve düşüncelerimi sizinle paylaşmak istiyorum.
Birçok kişi haber kaynaklarından aldığı enformasyonların hiçbirinden emin değil, sağlamasını yapmadan bu enformasyonlar direkt birer gerçek olarak kabul ediliyor. Fakat acaba bize burada haberlerin doğruluğuna ne kadar güvenebiliriz?
Zaman zamanında başımıza gelmiştir. Bazı zamanlar olayların sadece bir boyutuna bakarız. Madalyonun bir yüzünü görürüz sadece. Çoğunda madalyonun gördüğümüz tarafı, algılamak istediğimiz yönüdür.

İsrail’deki olaylara dönüp baktığımızda, orada gerçek anlamda iyi gitmeyen bir şeyler olduğunu görebiliyoruz. Televizyon kanalları, radyolarda veya internette bizlere sürekli Orta Doğu hakkında bilgi verilir. Fakat acaba oturup hiç düşündünüz mü, bu olayların başlama sebebi nedir, neden orada bir savaş var diye? Sadece Gazze’deki masum insanların dökülen kanlarını halka sundular. İsrail’in vurduğu yerleri, bizlere İsrail’in vahşeti olarak gösterdiler. Ama acaba hiç İsrail’e düşen füzeleri gördünüz mü? İsrail’de ölen masumları gördünüz mü?

Aslında yaşadığımız toplumda haberler için yandaş medya ya da muhalif medya ifadeleri kullanılıyor. Acaba günümüzde kaç adet medya kuruluşu, yaptığı haberleri dürüstlükle ve tarafsızlıkla yapıyor? Yoksa, İsrail zaten Kur’ana göre Tanrı tarafından lanetlenmiş bir halk, onların öldürülmesi lazım, gibi dini düşüncelerle mi haberler yapılıyor? Öldürülen insanların Müslüman kimliği mi vurgulanıyor? Ortada bir vahşet varsa; neden insanın dini kimliği vurgulanıyor ki?

Bir Hristiyan bir şeyi net olarak vurgulamak istiyorum: Dini kimliği ne olursa olsun, dünyada öldürülen her bir insanın için, tabiri caizse; Tanrı ağlamaktadır. Kitap’ta Tanrı’nın dünyadaki olaylara olan tutumlarını görebiliyoruz. Tanrı sevgi Tanrısıdır. Tanrı’nın yarattığı insana olan sevgisi kadar muazzamdır ki… Kutsal Kitap’ta şu sözleri okuruz:

Ben kötü kişinin ölümünden sevinç duymam, ancak kötü kişinin kötü yollarından dönüp yaşamasından sevinç duyarım. Egemen RAB böyle diyor. (Hezekiel 18:23)

Tanrı’mız bizleri, Oğlu Mesih’i günahlarımız için kurban olarak sunacak kadar çok seviyor. Tanrı bugün Orta Doğu’ya baktığı zaman, yüreğinde derin üzüntü duymaktadır. Sizin inandığınız Tanrı’nın bu dünyadaki durumlar hakkında ne düşünüyor bilmiyorum, ama benim inandığım Tanrı; yaşanan ölümlerden, savaşlardan hoşnut olan bir Tanrı değil. Düşmanlarımızı sevmemiz bize buyurulurken, insanların ölümlerinden hoşnut olmamız, biz Hristiyanlardan beklenemez. Dahası, Hristiyanlar olarak Mesih’in barışının ve esenliğinin gelmesi için dua ederiz.

Her ne kadar kendilerini Hristiyan olarak adlandıran devletler, politik çıkarları için savaşlar çıkarıp insanları sömürseler de; gerçek Hristiyanlar, Mesih’in sözlerini uygulayan kişilerdir. Mesih de kendi krallığının bu dünyadan olmadığını, krallığının bu dünyanınki krallıklar gibi olmayacağını belirtmiştir. Eğer tarihteki Hristiyan hayatlarına bakmak istiyorsanız, Rahibe Teresa’nın, Alman Nazilerine karşı insan hayatını savunan Alman Hristiyan din adamı Dietrich Bonhoeffer’in hayatını okuyun. Bu kişiler çok uzak geçmişte yaşamış kişiler değiller.

İkinci olarak değinmek istediğim başka bir nokta daha var. Bildiğimiz kadarıyla İslamiyette bir, “kader inancı” vardır. Her şey Allah’ın takdiridir. Herkesin bir alın yazısı vardır. O zaman şunu da düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi, demek ki Filistin topraklarında yaşananlar da Allah’ın bir yazgısı. O zaman neden Müslüman ülkeler bu olaylara ateş püskürüyorlar? Neden İsrail’e lanet yağdırıyorlar? Bu durumda Müslüman arkadaşlar aslında bir şekilde kendi Allahlarına isyan etmiş olmuyorlar mı? Hayır da Şer de Allah’tan değil mi?

Belki de tüm bu durumlar içerisinde kendi inancımızı, hayata olan bakışımızı ve tarafsızlığımızı biraz olsun sorgulamamız gerekir. Umuyor ve dua ediyorum ki, RAB Tanrı’nın barışı ve esenliği Orta Doğu’dan başlayarak tüm dünyaya yayılır.

Ne mutlu barışı sağlayanlara! Çünkü onlara Tanrı oğulları denecek. (Matta 5:9)

Dipnot:
1. Burada kastedilen duygular insani duygulara benzeyen, ama insani duygulardan daha aşkın olan duygulardır. Zira insani duygular kusurlu olabilmektedir, ama Tanrı’nın duyguları böyle değildir.

Esenlikler.

Kargo dahil ücretsiz İncil almak isterseniz aşağıdaki linkten formu doldurmanız yeterlidir.

Talep Formu