İsa'ya Neden Meryem Oğlu Denir?


İsa’ya Neden Meryem Oğlu Denir?-Bu sorunun cevabını özetle hepimizin bilmesine rağmen genelde sorunun cevabındaki nedenin özü gözden kaçırılır ya da göz ardı edilir. Bunun nedenlerinden birisi bize verilen cevapların her zaman için yeterli ve sorgulanamaz olarak gösterilmesi ve böyle öğretilmesinin yanında soru sormayan bir kültür olmamızdan kaynaklanıyor olmasıdır. Bugün ise bu sorunun özündeki cevabı alana kadar bu makalede bu soruyu soracağız. İsa Mesih’e Meryem oğlu denmesinin sebebi nedir?

Meryem oğlu denmesinin sebebi açıkça İsa Mesih’in babasız doğumuna yani bir nevi İsa Mesih’in mucize bir şekilde bakireden doğmasından kaynaklanmıştır. Peki, tamam zaten biz de öyle olduğunu kabul ediyoruz diyenlerimiz çıkacaktır. Fakat şunu düşünmenizi ve şu soruyu sormanızı istiyorum. İnsanlık tarihi boyunca Âdem’den uzun bir süre sonra bir gün bir çocuk doğuyor ve herhangi bir çocuk gibi bir anne-baba ilişkisi sonucunda değil ama bir bakireden doğuyor. İlk önce pek tabi bunun bir mucize olduğu açıktır. Yalnız sizce de burada bir gariplik yok mu? Yani lütfen şu soruyu birlikte soralım. Tanrı neden bir gün böyle bir şey yapmaya karar versin? İsa Mesih sadece ve sadece bir peygamber ise bakireden doğmasının ne gibi bir amacı olabilir?

Biz insanlar olarak yapmış olduğumuz neredeyse tüm işleri – hatta bunların bazıları nedensiz gözükse bile- bir amaç doğrultusunda yaparız. Her şeye gücü yeten ve her şeyi yaratan Tanrı’nın da yaptığı işlerde bir amacı vardı. Amaç kelimesini gündelik hayatta bol bol kullanırız. Buna karşın kelime anlamını pek az kişi bilir. TDK’ ya göre amacın kelime anlamı, ulaşılmak istenilen sonuçtur. Tanrı’nın yapmış olduğu her işin, her mucizenin bir nedeni ve bir amacı vardır derken demek istenilen de, Tanrı’nın arzuladığı ve ulaşmak istediği bir sonucunun olmasıdır. O zaman son olarak şu soruyu sormalıyız. Tanrı’nın bu bakireden doğumdaki yani İsa Mesih’in doğumundaki amacı yani ulaşmak istediği sonuç neydi?

Bakireden doğumun birkaç nedeni vardı. Bu nedenler aslında teoride olduğu kadar pratikte de görebileceği gibi tarih dediğimiz kavramı derinden etkilemiştir. Bakireden doğumun nedenlerinden bir tanesi, bu doğum Tanrı’nın vaatlerinin gerçekleşmesi için meydana gelmiştir. İlk vaadi, ‘’Yaratılış’’ kitabının ilk bölümlerinde, insanın itaatsizlik edip, günah işlemesinin ardından RAB Tanrı’nın yapmış olduğu konuşmada görebiliriz. Yaratılış 3.bölüm 15. Ayette yılana ( Şeytan’a) konuşurken şunları söylüyor:
‘’Seninle kadını, onun soyuyla senin soyunu birbirinize düşman edeceğim. Onun soyu senin başını ezecek, Sen onun topuğuna saldıracaksın.’’

Gördüğümüz gibi insanlık tarihinin daha başında RAB Tanrı kadının soyu ile ilgili ilk vaadinde bulunuyor.
İkinci vaadi ise, bu olaydan uzunca bir süre sonra Yeşaya Peygamberin zamanında ve onun aracılığı ile verilen peygamberlikte görüyoruz. Yeşaya Kitabı 7. Bölüm 14. Ayet şöyle der:

‘’Bundan ötürü Rab’bin kendisi size bir belirti verecek: İşte, kız gebe kalıp bir oğul doğuracak; adını İmmanuel koyacak.”
Bu iki çok özel vaatte de görüyoruz ki, RAB Tanrı, ta başlangıçtan itibaren amaçladığı ve tasarladığı hedefine ulaşmak için vermiş olduğu vaatleri İsa Mesih’te gerçekleştiriyor.

Aynı zaman da RAB Tanrı, bakirenin doğumu aracılığı ile bambaşka ve mucizevî bir soy yaratmaktadır. Bazen Müslüman arkadaşlar Bakire Meryem hakkında konuştuklarında, ‘’Allah Adem babamızı da babasız yarattı. Hz. İsa’yı da aynı şekilde yarattı. Allah ol dedi ve oldu.’’ şeklinde ifadeler kullanıyorlar. Bu ifadelerinin kaynağı Kuran’dır. Kuran, İsa Mesih hakkında şöyle bahseder: ‘’ Şüphesiz Allah katında (yaratılışları bakımından) İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir (A-li İmran 3:59)’’. Bende bir nevi bu ifadelere katılıyorum (İsa Mesih’te yüzde yüz insan ve yüzde yüz Tanrısal olmak üzere 2 tür doğa vardır. Katılmamın sebebi İsa Mesih’teki insani doğa ile ilgilidir). Ama acaba bir Müslüman arkadaş şunu soruyor mu, neden Hz. İsa başlangıçtaki Âdemin durumunda ki gibi yaratıldı? Amaç neydi?

Tanrının bir diğer amacı ise, Âdem ve Havva’nın işlemiş olduğu günah yüzünden, onların ve onların soyunun kaybetmiş olduğu hakları, İsa Mesih’te yeni bir soy yaratarak insanlığa yeniden kazandırmaktır. Kutsal Kitap’ta Romalılar 5:12-18 bu konuda konuşmaktadır. RAB Tanrı ilk soyun yapamadığını kendisi İsa Mesih’te yeni bir soy yaratarak yapmaktadır. Âdem ve onun soyu kendi başına bu sorunu çözemedi, çözemezdi de. Bu sorun, Tanrı’nın başlangıçta insanı yarattığı zamanki amacının ve tasarısının insan tarafından ihlal edilmesi ve bozulması ile ortaya çıkan bir ayrılık sorunuydu. Âdem ve onun soyu – Âdem’in işlediği ilk günah sonrasında kendisini, dolayısıyla utancını ağaç yaprakları ile örtmeye çalışmasındaki gibi – sürekli olarak kendi çabası ile Tanrı’ya ulaşmaya çalıştı. Ama sonuç hep hüsrandı. Çünkü herkes günah işledi der Tanrı Kelam’ı. Bu yüzdendir ki Tanrı artık bir noktadan sonra bu işe kendisi el attı ve günah işlememiş ama tüm insanlığın günahını çarmıhta kendi üzerine almış, ölmüş ve dirilmiş Oğlu İsa Mesih aracılığı ile kendisi (RAB Tanrı) ile barışık bir soy oluşturmuştur. 

Sonuç olarak, Kuran’ın kendisinde dahi İsa Mesih’ten Meryem oğlu olarak bahsedilir. Bunun sebebi İsa Mesih’in bakireden doğmasıdır. İsa mucizevî bir şekilde bakireden doğmuştur. Bu doğumda da Tanrı’nın bir planı ve amacı vardır. Bu amaç yeni bir Âdem soyu oluşturarak, bu yeni soyu gün be gün kendi benzerliğine dönüştürmektir.