Gerçek


Gerçek

Hristiyanlığın, biri için gerçek ve doğru olup bir diğer kişi için böyle olmaması mümkün müdür?

İki Tür Gerçek

Bir gün kampüste bir öğrenciyle, Hristiyanlık hakkında konuşuyordum. Bu öğrencinin zeki, başarılı, aynı zamanda felsefe ve bilim konularında çok bilgili olduğunu söyleyebilirdim. Bana,
“Hristiyanlık SENİN için iyidir” dedi, “Ama benim için doğru değildir. Bence doğru olan sana mutluluk ve huzur veren herhangi bir şeye inanmaktır.”.

“Kendi açından haklı olabilirsin,” dedim. “Amacım fikirlerimi sana zorla kabul ettirmek değil. İzin verirsen sana fikirlerimden bazılarını sunayım ve sende onlar hakkında ne düşündüğünü söyle. İki tür gerçek vardır,” dedim. “düşünce veya tercih vardır. Örneğin, ‘çikolatalı dondurma severim’ gibi. Bazı insanlar çikolatalı sever bazıları vanilyalı. Bazıları işletme okur bazıları İspanyolca. Bir de başka türlü gerçekler vardır, bilimsel gerçekler gibi. Örneğin, sen inansan da inanmasan da yer çekimi vardır. Yer çekimi kanunu keşfedilmeden önce de elmalar yere düşüyorlardı değil mi?” “Doğrudur,” dedi, benimle hem fikirdi.

“Birçok insan dine de tercih meselesi olarak bakar, sevdikleri dondurma çeşidi gibi. Ancak Kutsal Kitap, ruhsal gerçeğin daha çok yer çekimi yasası gibi olduğunu belirtir. O’nun doğruluğu senin O’na inanıp inanmadığına bağlı değildir.”

“Şimdi, Kutsal Kitap’ın gerçek olup olmadığı başka bir konudur.” diye karşılık verdi. Ben de ona, “Asıl fikir şudur: Kutsal Kitap, günahımızın bizi Tanrı’dan ayırdığını söyler ve bu ayrılığı ortadan kaldıracak tek çözümünde İsa Mesih olduğunu belirtir. Sen, her neyi beğeniyorsan ona inanabilirsin,” dedim. “Ben seni benim yolumda yürümen, benim inancıma inanman için zorlayamam. Ama eğer sen doğru isen ve ben yanlışsam, benim hiçbir kaybım olmaz. Öldüğüm zaman, basit bir toza dönüşürüm. Eğer ben doğruysam ve sen yanlışsan, sonsuza kadar Tanrı’dan ayrı kalırsın. Sence bu risk varken, bu konuyu incelemek mantıklı değil mi?”
Sözlerim onu düşüncelere itti.

Çoğu insan, Hristiyanlığın cennete uzanan tek yol olması fikrini iğrenç bulmaktadır. Ben, bu kişileri suçlamıyorum. Bu fikir kibirli görünür ve ne yazık ki bazı Hristiyanlar kibirlidir. Ama ortada açıkça, basit bir yanlış anlaşılma vardır diye düşünürüm. Çünkü İsa Mesih, “Tek yol, tek gerçek ve tek yaşam Benim” dediği zaman, kendini beğenmiş bir şekilde konuşmuyordu, “Ben en iyiyim” gibi kibir ifadeleri kullanmıyordu.

O’nun sözlerinin rengi şöyleydi: “Bu uçurumu geçen tek bir yol vardır. Karşıya atlayarak, tırmanarak ya da zıplayarak geçemezsin. Benim köprümden geçmelisin.” Bu, tek bir çözümü olan bir sorundur.

Günahımız, bizlerin Tanrı’ya ulaşmasını imkansız kılar. Eğer Tanrı’nın bizi, “İyi bir yaşam” sürmemiz ile kabul etmesini beklersek tamamen çuvallarız. Eğer Tanrı’nın bizi, “dindar bir yaşam” sürmemiz ile kabul etmesini beklersek; gene çuvallarız. Yine de, Tanrı bize elini uzatmıştır. İsa Mesih, bizim affedilebilmemiz için geldi, öyle ki bizim O’nunla bir ilişkimiz olsun. Biz Tanrı’ya sevaplar kazanarak (iyi şeyler yaparak), günah işlemekten kaçınarak ve dini bir yaşam sürmeye çalışarak ulaşmaya çalışabiliriz; ancak İsa Mesih tüm bunların işe yaramayacağını dile getirmiştir.

İsa Mesih, ”Benim aracılığım olmadan Baba’ya kimse gelemez. (Yuhanna 14:6) Size doğrusunu söyleyeyim, sözümü işitip beni gönderene iman edenin sonsuz yaşamı vardır. Böyle biri yargılanmaz, ölümden yaşama geçmiştir” (Yuhanna 5:24) demiştir. Eğer, Tanrı olan ve aramızda yaşamış olan başka birisi var ise; bu durumda cennete gitmenin başka yolları da olur. Ancak yoktur! Tarihte sadece ve yalnızca İsa Mesih bu kişi olmuştur!

Esenlikler

Kargo dahil ücretsiz İncil almak isterseniz aşağıdaki linkten formu doldurmanız yeterlidir.

Talep Formu