Tanrı Yeryüzüne İnebilir Mi?


Sevgili ziyaretçimiz, bu makalemizde “Tanrı Yeryüzüne İnebilir Mi” sorusuna Hristiyan bakış açısıyla bakacağız. Bizim temel kaynağımız Tanrı sözü olan İncil’dir. Eğer kargo dahil ücretsiz İncil almak isterseniz aşağıdaki linkten formu doldurmanız yeterlidir. Size iyi okumalar diliyoruz.

Ücretsiz İncil

Kısaca

Birçok insan Tanrı’nın insan olarak dünyaya gelmesi fikrini mantıksız bulur. Eğer Tanrı sonsuz ve her şeye gücü yetense, nasıl olur da bir insan bedeninde yaşayabilir? Hristiyanlık ise tam tersini savunur: Eğer Tanrı gerçekten her şeye gücü yeten bir varlıksa, insan doğasını üzerine alması imkânsız değil, aksine mümkündür. Hristiyan inancına göre Tanrı, İsa Mesih’te insan olmuş, insanlarla yaşamış ve sevgisini en somut şekilde göstermiştir. Bu makalede Tanrı’nın insan olup olamayacağı, bunun neden gerekli olduğu ve İsa Mesih’in bu konudaki yeri ele alınmaktadır.

Tanrı Yeryüzüne İnebilir Mi?

Tarih boyunca birçok insan şu soruyu sormuştur:

“Tanrı gerçekten varsa, bizi ziyaret edebilir mi?”

Bu sorunun altında aslında daha büyük bir soru yatar:

“Sonsuz bir Tanrı sınırlı bir insan olabilir mi?”

Bazıları bu fikri hemen reddeder.

“Tanrı sonsuzdur. İnsan sınırlıdır. O halde Tanrı insan olamaz.”

İlk bakışta mantıklı gibi görünür.

Ancak biraz daha dikkatli düşündüğümüzde şu soruyla karşılaşırız:

Eğer Tanrı gerçekten her şeye gücü yeten bir varlıksa, neden insan olamasın?

İman ve Şüphe
İsa Mesih, dirildikten sonra Thomas'ın şüphesinden dolayı ona görünüyor.

Sultanın Kılık Değiştirmesi

Osmanlı tarihindeki birçok hikâyede padişahların tebdil-i kıyafetle halkın arasına karıştığı anlatılır.

Bunun amacı halkı daha yakından tanımaktır.

Padişah tahtını bırakmaz.

Gücünü kaybetmez.

Kimliğini değiştirmez.

Sadece insanların arasına onların anlayabileceği şekilde girer.

Elbette bu örnek kusurludur.

Tanrı’nın insan olması bundan çok daha derin ve büyük bir olaydır.

Ama yine de şu noktayı anlamamıza yardımcı olur:

Daha büyük olanın daha küçük olanın dünyasına girmesi mantıksal olarak imkânsız değildir.

Tanrı İnsan Olursa Tanrı Olmayı Bırakır Mı?

Birçok kişinin aklına gelen ilk itiraz budur.

“Tanrı insan olursa artık Tanrı değildir.”

Fakat Hristiyanlık bunu hiçbir zaman öğretmemiştir.

İncil’e göre İsa Mesih hem tam Tanrı hem tam insandır.

Bu durum bazen anlaşılması zor görünür.

Ancak aslında günlük hayatta buna benzer durumlarla karşılaşırız.

Örneğin bir yazar kendi yazdığı hikâyeye bir karakter olarak girebilir.

Yazar karakterin dünyasına girdiğinde yazarlığını kaybetmez.

Bir bilgisayar oyununun geliştiricisi kendi oyununun içine bir karakter olarak girebilir.

Oyunun içinde görünmesi, oyunun dışındaki varlığını ortadan kaldırmaz.

Hristiyanlık da Tanrı’nın insan doğasını üzerine almasının Tanrılığını kaybetmesi anlamına gelmediğini öğretir.

Asıl Soru Güç Yetirip Yetiremeyeceği Değil

İlginçtir ki birçok eleştirinin içinde gizli bir çelişki vardır.

Bir kişi şöyle der:

“Tanrı her şeye gücü yetendir.”

Ama sonra şunu ekler:

“Tanrı insan olamaz.”

Bu durumda şu soru ortaya çıkar:

Neden olamasın?

Eğer Tanrı gerçekten her şeye gücü yetiyorsa, insan doğasını üzerine alma gücüne de sahip olmalıdır.

Elbette burada mantıksal çelişkilerden söz etmiyoruz.

Tanrı’nın hem var hem yok olması gibi anlamsız ifadelerden bahsetmiyoruz.

Ancak insan doğasını üzerine almak mantıksal bir çelişki değildir.

Dolayısıyla mesele Tanrı’nın bunu yapıp yapamayacağı değil, yapmayı isteyip istemeyeceğidir.

Peki Tanrı Neden İnsan Olsun?

Belki de daha önemli soru budur.

Tanrı neden böyle olağanüstü bir şey yapmak istesin?

Hristiyanlık bu soruya tek kelimeyle cevap verir:

Sevgi.

İncil’e göre Tanrı insanları uzaktan seyreden bir varlık değildir.

İnsanlarla ilişki kurmak isteyen bir Tanrı’dır.

Bir anne çocuğunun acısını gördüğünde sadece uzaktan talimat vermez.

Onun yanına gider.

Onunla birlikte ağlar.

Ona dokunur.

Ona sarılır.

Hristiyanlık da Tanrı’nın insanlığın acısına uzaktan bakmak yerine insan deneyiminin içine girdiğini öğretir.

İsa Mesih’in Gelişinin Amacı Neydi?

Birçok kişi İsa Mesih’in dünyaya insanları yargılamak için geldiğini düşünür.

Ancak İncil’in vurgusu farklıdır.

İsa şöyle der:

“Çünkü İnsanoğlu hizmet edilmeye değil, hizmet etmeye ve canını birçokları uğruna fidye olarak vermeye geldi.”

İsa Mesih’in gelişi bir güç gösterisi değildir.

Bir sevgi gösterisidir.

İnsanları korkutmak için değil, kurtarmak için gelmiştir.

Makalenizin mevcut versiyonunda da vurgulandığı gibi, O’nun amacı insanlarda kusur bulmak değil, Tanrı’nın sevgisini göstermektir.

Tanrı Acıyı Deneyimleyebilir Mi?

Bir başka önemli soru da şudur:

“Tanrı bizim yaşadıklarımızı gerçekten anlayabilir mi?”

Birçok din ve felsefede Tanrı insan deneyiminden tamamen uzaktır.

Acıkmaz.

Yorulmaz.

Acı çekmez.

Ölmez.

Ancak Hristiyanlık burada benzersizdir.

İsa Mesih:

* Yoruldu.
* Acıktı.
* Ağladı.
* İhanete uğradı.
* Acı çekti.
* Öldü.

Bu nedenle Hristiyanlar dua ederken kendilerini anlayan bir Kurtarıcıya dua ettiklerine inanırlar.

İsa’nın Doğumu Neden Noel’de Kutlanır?

Noel sadece bir doğum günü kutlaması değildir.

Noel’in merkezindeki fikir şudur:

Tanrı insanlara yaklaşmıştır.

Hristiyanlar Noel’de yalnızca bir bebeğin doğumunu kutlamazlar.

Tanrı’nın insanlık tarihine girmesini kutlarlar.

Bu yüzden Noel’in temel mesajı hediyeler, süslemeler veya ağaçlar değildir.

Temel mesaj şudur:

“Tanrı bizimledir.”

Nitekim İsa için kullanılan isimlerden biri de:

İmmanuel

yani

“Tanrı bizimle”

anlamına gelir.

Bu Gerçekten Mümkün Mü?

Burada herkesin kendisine sorması gereken soru şudur:

Eğer evreni yoktan yaratabilen sonsuz bir Tanrı varsa…

Milyarlarca galaksiyi yaratabilen bir Tanrı varsa…

İnsan yaşamını tasarlayabilen bir Tanrı varsa…

İnsan doğasını üzerine alması gerçekten imkânsız mıdır?

Yoksa bizim için alışılmadık olduğu için mi zor görünmektedir?

Çoğu zaman sorun Tanrı’nın gücü değil, bizim hayal gücümüzün sınırlarıdır.

Sonuç

Tanrı’nın insan olarak dünyaya gelmesi fikri ilk bakışta şaşırtıcı gelebilir. Ancak Hristiyanlık açısından bu, Tanrı’nın gücünün sınırlandırılması değil, tam tersine büyüklüğünün bir göstergesidir.

Eğer Tanrı gerçekten her şeye gücü yeten bir varlıksa, insan doğasını üzerine alması da mümkündür.

İncil’e göre Tanrı bunu insanları daha iyi anlamak için değil, zaten bildiği insanlara sevgisini göstermek için yapmıştır.

İsa Mesih’in doğumu, yaşamı, ölümü ve dirilişi Hristiyanlığın merkezinde yer alır çünkü Hristiyanlar Tanrı’nın insanlığa en açık şekilde İsa Mesih’te kendisini gösterdiğine inanırlar.

Bu nedenle soru yalnızca “Tanrı bizi ziyaret edebilir mi?” değildir.

Asıl soru şudur:

Eğer Tanrı gerçekten bizi ziyaret ettiyse, buna nasıl cevap vereceğiz?