17 Ağustos:Bir Deprem Gerçeği


16 Ağustos 1999 akşam üzeri, herşey çok güzeldi. Sıcak bir hava, sıcağın etkisini azaltan soğuk içecekler, dondurmalar ve arkadaşlarla sohbet. Derin bir uyku zamanı gelmişti. Sabaha doğru 3 dolaylarında, derin uykumuzda yakaladı o büyük sarsıntı bizi. Hemen binanın dışına attık kendimizi, büyük bir kalabalık sanki bizi bekliyordu.

Bugün “maalesef” bildiğinizdan 17 ağustos ve yakın zamanda başımıza gelen deprem felaketinin yıl dönümü. Elbette bu konu hakkında. Bende bugün bu önemli konu hakkında yazmak istiyorum.Bundan iki yıl önce birçok kişi daha hatırla evler yüzünden hayata gözlerini yumdu. Bazı kişiler sakat kaldı ve bazıları ufak yaralar ile atlattı. Ama insanlar o gün hayatın bir gerçeği ile karşı karşıya kalmışlardı: Ölüm! İnsanlar satın alır evleri ya da daireleri, müteahhitlere güvenerek satın almışlardı. Belki bazıları deprem hakkında daha önceden de duymuştu ama önemsemedi.
Birçok kişi dahi bilmiyordu. Maalesef 17 Ağustos gecesi bir çok yeni ama acı şey öğrendik. Aslında Adem Babamız ile Havva Anamız da yasak meyve hakkında yeni bir şey deneyim etmişlerdi ama bu deneyim iyi sonuçlamaztı. Bu deneyim sonucu bugünkü insanlığın bilimsel olarak çözümlediği bulamadığı ve hayatta kalma olanakları olan “ölüm” hayatlarımıza girdi. Bu depremden önce iki bin yıl önce İsa adında bir marangoz halka öğretiş veriyordu. Onlara şunları söyledi: “İşte bu sözlerimi duyup uygulayan herkes, evini kaya üzerine kuran akıllı adama benzer. Yağmur yağar, satıcı bazar, yeller eser, eve saldırır; ama ev yıkılmaz. Çünkü kaya üzerine kurulmuştur. Bu sözlerimi duyup da uygulamayan herkes, evini kum üzerine kuran budala adama benzer. Yağmur yağar, satıcı bazar, yeller eser, evi sarsar. Ev yıkılır; yıkılışı da korkunç olur. “(Matta 7: 24-28) Bugün bu sözler bizlere ne kadar anlamlı geliyor değil mi? Evini kaya üzerine kuran akıllı adam. Yer bilimleri ile ilgili mühendiler çok iyi bilirler ki depremin yıkıcı etkisine karşı alınan önlemlerden en önemlisi yapacağınız binanın zemininin sağlamlığıdır.
Eğer zemininiz tam da İsa Mesih’in anlatacağı gibi suya doygun bir zemin ise o zaman binasında ne kadar sağlam olursa olsun çok hasar görecektir ya da yıkılacaktır. Çünkü gülüşün sulu zemin, bizzat asetattan zenginleşti. Örneğin deprem 6 büyüklüğünde is bina bunu bozuk zemin yüzünden 7 veya daha büyük bir deprem olarak hissedecektir. Oysa İsa’nın dediği gibi Sağlam – Kaya’ya kurulmuş bir zemine inşa edilmiş yapı depremden aynı derece derecede daha az etkilenecektir. Bugünün teknolojisinden biri için gayet iyi bir mühendislik örneği değil mi? İnsanlar bugünkü sağlam güler yüzlü, sağlam evler arıyorlar ki bir doğal afet sonunda hayatta kalabilsinler. Ama İsa Mesih’in bu konuyla ilgili anlatmak istediği daha önemli bir mesajı vardı. Daha önemli olan bu kısa vadeli hayatımızdan sonraki sonsuz hayatımız ile ilgiliydi. Eğer bu dünyadan sonra sonsuz bir hayatın bizi beklediğine inanıyorsak, sonsuz hayat için sahip olduğumuzumuz inanç temeli çok önemlidir. İsa Mesih onların sözlerini duyan ve uygulayan kişinin evliliğini kaya üzerine kurmuş o akıllı adama benzediğini söyledi. Peki Mesih İsa bize tam anlamıyla ne söylemiştir? (Matta 26: 1, Yuhanna 2: 9 …) ve kendisine iman eden herkese sonsuz yaşam vereceğini (Yuhanna 3: 16, 36; 5:24 ..) söyledi.Bugün genel kanıya göre İstanbul’u büyük bir deprem bekliyor. Evini sağlam kaya üzerine kurmuş olan kişiler binaları sarsılsa da hayatta kalacak … ama ya kurmayanlar? İsa Mesih’in de vurguladığı gibi son derece önemli ve sorunuza cevap bulma, sonsuz hayata sahip olma sahibi olma hakkındadır inanç acaba sağlam bir zemin mi arıyorsunuz yoksa çürük bir zemin mi arıyorsunuz? Asıl önemli olan soru bu. Çürük bir temel üzerine kurulmuş herşey bir gün yıkılacaktır. Bugün Tanrı herkese bir fırsat veriyor. İsa Mesih’in söz konusu kişiye kendi hayatını Kurtar ve Onların kurtarıcısı ve Rabbi olarak kabul ederse ölse de yaşayacaktır.
William Shakespeare bir keresinde şu bilindik sözü söylemişti: “biz de olmamak işte bütün mesele bu” bizde aynı şekilde İsa Mesih’in sözleri doğrultusunda söz söyleyerek uyarlayabiliriz: Evini kaya üzerine kuran “Akıllı” adam gibi yapmak ya da olmamak! Siz hangisi olmak istiyorsunuz?