Mesih inancının yayılmasıyla birlikte inanlılar topluluğu büyüdü. İsa'nın elçileri, gittikçe çoğalan bu toplulukları ayrı ayrı ziyaret etmede ve yeni yaşam hakkında öğretiş vermede zorlanmaya başladılar. Rab, bu sorunu Elçilerin Mektupları aracılığıyla ortadan kaldırarak günümüze kadar oluşan imanlılar topluluklarına, imanın bu öğretişsel kısmını emanet etti.
Elçiler, Kutsal Ruh'un yönlendirişiyle yazdıkları mektupları topluluklara göndermeye başladılar. İnanlılara öncelikle Mesih'te ne kadar büyük bir ayrıcalığa ve ümide sahip olduklarını açıklayarak onları imanda temellendirip Tanrı'ya yaraşır bir yaşam sürmeye çağırdılar. Derlenip bir araya getirilen bu mektuplar, başlangıçtan günümüze kadar Kutsal Yazılar olarak kabul edilmiştir. Bu mektupları üç kısma ayırarak kısaca açıklamaya çalışalım.
-Pavlus'un kiliselere yazdığı mektuplar-
Pavlus'un Roma, Korint (I-II) ve Galatyadaki topluluklara yazdığı bu dört mektup, İsa Mesih'in müjdesinin ana hatlarını öğretir. Tanrı'nın Mesih'e iman eden kişilere lütfettikleri ile ilgili derin gerçekleri açıklayan bu mektuplar, ayrıca imanlıları müjdeyi saptıran sahte öğretişler hakkında da uyarır.
"Ben Müjde'den utanmıyorum. Bu, önce Yahudilerin, sonra da Yahudi olmayanların olmak üzere, iman eden herkesin kurtuluşu için Tanrı'nın gücüdür. Çünkü Tanrı'nın insanı akladığı, Müjde'de açıklanır. Aklanma yalnız imanla olur. Yazılmış olduğu gibi, 'İmanla aklanan insan yaşayacaktır.'" (Romalılar 1:16-17)
Pavlus'un, Efesliler, Filipililer, Koloseliler ve Selanikliler'e yazdığı mektuplar ise, iman yaşamının çok yönlü güzelliklerini açıklar. Mesih aracılığıyla yüreklerinde konut kuran Kutsal Ruh sayesinde Mesih'e iman edenler, sarsılmaz bir sevinç ve ümitle, karşılıksız bir sevgi birliği içinde yaşamalıdırlar:
"Böylece eğer Mesih'ten gelen bir cesaret, eğer sevgiden doğan bir teselli ve Ruh'la bir beraberlik varsa, eğer yürekten bir sevgi ve sevecenlik varsa, aynı düşünce ve sevgide, ruhta ve amaçta birleşerek sevincimi tamamlayın" (Filipiler 2:1-2)
Pavlus'un Kişilere yazdığı mektuplar
Pavlus'un aynı zamanda emektaşları olan Timoteyus (I-II), Titus ve Filimun'a yazdığı bu dört mektup, öncelikle kilise içindeki ruhsal düzeni ele alır. Bu kişileri kilise içindeki önderlerin, görevlilerin ve diğer hizmetlerde çalışan imanlıların nasıl olmaları konusunda bilgilendirir. Bu mektupların ana fikri kilise içindeki düzendir.
"Tanrı'nın ev halkı, yani yaşayan Tanrı'nın topluluğu içinde nasıl davranmak gerektiğini bilesin diye sana bunları yazıyorum."
(1. Timoteyus 3:14-15)
Diğer Mektuplar
Kutsal Kitap'ın diğer mektupları İbraniler, Yakup, Petrus, Yuhanna ve Yahuda mektuplarıdır.
Özellikle İbraniler mektubu, bu mektuplar içerisinde en özel olanıdır. Yazarının belli olmadığı bu mektup, imanlı Yahudi halkını farkında olmadıkları Tanrısal ayrıcalıklar konusunda uyarır. Mektupta, özellikle Eski Antlaşma'ya çok bağlı olan halka Mesih'in vaat edilen kurtarıcı kimliğini açıklar.
"Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez ve çeşitli yollardan atalarımıza seslendi. Bu son çağda da her şeyin mirasçısı olarak belirlediği ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir. Oğul, Tanrı'nın yüceliğinin parıltısı ve O'nun varlığının öz görünümüdür. Kudretli sözüyle her şeyi devam ettirir. Günahlardan arınmayı sağladıktan sonra, göklerde yüce Olan'ın sağında oturdu." (İbraniler 1:1-13)
Geri kalan yedi mektup imanlıları iman hayatının çeşitli pratik konularında uyarır. Sıkıntılara göğüs germek, denenmelerin üstesinden gelmek, yetkililere boyun eğmek, ve her yönden imana yaraşır bir yaşam sürdürmek için Tanrı'nın vaatlerini gözler önüne serer.
"Bizi kendi yüceliği ve erdemiyle çağıranın Tanrısal gücü, kendisini tanımamızın sonucu olarak bize, yaşamamız ve Tanrı yolunda yürümemiz için gereken her şeyi vermiştir. Tanrı'nın yüceliği ve erdemi sayesinde bize çok büyük ve değerli vaatler verilmiştir. Öyle ki, dünyada kötü arzuların yol açtığı yozlaşmadan kurtulmuş olarak, bu vaatler aracılığıyla Tanrısal özyapıya ortak olasınız." (2. Petrus 1:3-4)