|
Sayfa 5 Toplam: 7
NEDEN DÖRT İNCİL?
Şu gerçeği tekrar belirtmekte yarar görüyoruz: İncil tektir. Çünkü İsa'nın kendisi "İncil", yani müjdedir. Eski Antlaşma, O'nun geleceğini önceden haber verirken, Yeni Antlaşma yazıları O'nun gelmiş olduğunu müjdeler ve ondan kaynaklanan yeni oluşumu açıklar:
Kısaca açıklamaya çalıştığımız İsa'nın müjdesi, İncil'deki ilk dört bölüm arasında görülen farklılıklar, tanrısal bir amacın parçalarıdır. Bu dört farklı bakış açısı, tek olan Rab'bin kişiliğini bütünleyen açıklamalardır. Her bir bölümün kendine özgü ayrıntılarında ve vurgulamalarında Tanrı'nın seçtiği Kurtarıcı'nın dört kusursuz portresini görebiliriz.
Örneğin, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün yaşamını anlatan dört yazarı ele alalım. Birisi onun bir komutan olarak yeteneklerinden söz ederken, Çanakkale Savaşından bazı olayları yazar. Bir başkası ona büyük bir sosyal reformcu olarak ilgi duyuyorsa, onun bu özelliğini yazılarına yansıtır. Bir diğeri de, eğer konuşma yeteneğiyle ilgileniyorsa, bazı ünlü sözlerini ve konuşmalarını seçer. Biyografide yer alan olayların seçilip düzenlenmesi, amacına bağlı olurdu. Sonunda ortaya çıkan biyografiler birçok bakımdan birbirlerinden farklı olsa da yine de her biri Atatürk'ün tamamen geçerli bir biyografisi olurdu. İşte "İncil" yazarları için de durum aynıdır. Her birinin kendi amacı vardır: bu yüzden her biri kaydedilmiş olan gerçekleri kendisine göre seçmiş ve düzenlemiştir. Buna karşın İncil'in önemli bir yönü vardır ki, bu her dört anlatımda da bulunur. Bu, İsa'nın doğumu, vaftiz olması, mucizeleri ya da dağda görünümünün değişmesi değil, çarmıhtaki ölümü ve ölümden dirilişidir. İsa'nın günahları bağışlatan kurban olarak ölmesi ve üç gün sonra dirilerek göğe alınması her dört kitapçıkta bütün ayrıntılarıyla anlatılır. Öyle ki, Tanrı'nın bütün insanlara sağladığı bu büyük kurban, Kutsal Kitap'ın en derin sırrı ve gerçek müjdesidir.
Elçilerin İşleri
Elçilerin İşleri'nin yazarı, kendi adıyla anılan Luka kitapçığının da yazarıdır aynı zamanda. Elçilerin İşleri, Luka kitapçığının devamıdır. Mesih İsa, ölümünden ve dirilişinden sonra elçilerine şu vaatte bulundu: "Kudüs'ten ayrılmayın, Baba'nın vermiş olduğu ve benden duyduğunuz sözün gerçekleşmesini bekleyin. Şöyle ki, Yahya suyla vaftiz etti, ama sizler birkaç güne kadar Kutsal Ruh'la vaftiz edileceksiniz.. …Kutsal Ruh üzerinize inince güç alacaksınız. Kudüs'te, tüm Yahudiye ve Samiriye'de ve dünyanın dört bir bucağında benim tanıklarım olacaksınız." (Elçilerin İşleri 1:4-8)
Kitapçık, bu vaat doğrultusunda bir araya gelen Mesih inanlılarının beklenen Kutsal Ruh'u almalarıyla başlar. Bunu izleyen bölümler, İsa'yla ilgili müjdenin Elçilerin önderliğinde Kudüs'ten Anadolu'ya, oradan Roma'ya yayılışını ve inanlıların bu arada gördükleri zulümleri anlatır. Kudüs'teki ilk topluluk (kilise), yalnız Yahudiler'den oluşuyordu. Ama artık bu müjdenin bütün uluslara yayılma zamanı gelmişti. Ve Tanrı o zaman Elçi Petrus'a özel bir görüm verir. Bu özel vahyin etkisiyle, imanlılar İsa'nın sadece Yahudiler için değil, bütün dünya için çarmıhta öldüğü gerçeğini bütün uluslara yaymaya başlarlar. Bu Tanrısal müjdecilik günümüzde de sürmektedir.
Elçilerin İşleri kitapçığı aynı zamanda, önemli bir karakteri de ortaya çıkarır. Bu daha önce imanlılara zulmeden, İsrail'in din önderleri arasında yer alan ve Saul adıyla anılan Pavlus'tur. Pavlus zulümlerine devam ederken İsa Mesih'in gökten ona görünmesiyle anında tövbe edip müjdeye iman eder. Aynı zamanda İsa Mesih onu şu sözlerle elçilik görevine çağırır: "Seni, ulusların gözlerini açmak ve onları karanlıktan ışığa, Şeytan'ın hükümranlığından Tanrı'ya döndürmek için gönderiyorum. Öyle ki, bana iman ederek günahlarının affına kavuşsunlar ve kutsal kılınanların arasında yer alsınlar." (Elçilerin İşleri 26:17-18) Bunu izleyen bölümler Pavlus'un, aldığı bu çağrıyla müjdenin yayılmasında nasıl gayretle çalıştığını anlatır. Pavlus, mektuplar kısmında yer alan 13 mektubun da yazarıdır.
|